Bize ile Bağlan

Genel

Erdoğan Ankara Mitinginde Konuştu: ANKARA NE DARBEYE NE DE VESAYETE TESLİM OLDU

Yayınlanan

üzerinde

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara mitinginde yaptığı konuşmada, “21 yıldır, diğer şehirlerimizle birlikte Ankara’mızı da geliştirmek, kalkındırmak, güzelleştirmek, insanımızın hayat kalitesini yükseltmek için çalıştık, çabaladık. Ankara’ya son 21 yılda 605 milyar liralık kamu yatırımı yaptık” dedi.

Ata ocağının Rize, doğup büyüdüğü şehrin İstanbul, ülkesine ve milletine şanla, şerefle, gururla, aşkla hizmet ettiği yerin ise Ankara olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ankara’nın havasını soluyan, suyunu içen, ekmeğini yiyen, şehrine ve ülkesine buradan hizmet eden herkesin başımızın üstünde yeri vardır. Bu şehir ki gönül sultanının ifadesiyle fiziki yapısını oluşturan taş ve toprak arasında ruhunu oluşturan insanın da şekillendiği medeniyet pınarının membası olan yerdir. Ankara’yı ancak bu şehrin mana sırrına erenler anlayabilir, sevebilir, kucaklayabilir. Biz 21 yıllık Ankaralı olarak bozkırın ortasındaki bu şehri taşı, toprağı, insanı, her şeyiyle seviyoruz. Rabbime bana, Ankaralılar gibi yol arkadaşları, dava arkadaşları, kader arkadaşları verdiği için hamd ediyorum. Her mücadelemizde yanımızda olan Ankara’nın tüm kadirşinas insanlarına şükranlarımı sunuyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere ve kadınlara, 14 Mayıs için kapı kapı dolaşmaları çağrısı yaparak, “Bu bay bay Kemal’in de ne olduğunu herhalde anlatıyorsunuz, bunun ne denli yalancı olduğunu anlatıyorsunuz değil mi?” dedi.

“ANKARA’YI SUSUZLUKTAN KURTARDIK”

Gelirken bir billboardda, “Ankara daha iyi hizmete layık” yazılı olduğunu gördüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Dün baktım İzmir’de de bay bay Kemal billboarda onu yazmış, ‘İzmir’e iyi hizmete geliyoruz’ diyor. İstanbul aynı şeyi söylüyor. Dört yıldır İstanbul’da ne yaptınız? Ankara’da dört yıldır ne yaptınız? Aynı şekilde İzmir de bir yağmur görmesin. Çamur, çukur alıyor başını götürüyor. Ankara’da da öyle değil mi? Bunların üç tane tanımı var. Eğer CHP’yi tanımak istiyorsanız üç kelime yeter, çöp, çukur, çamur. İstanbul’a belediye başkanı olduğum zaman ben de İstanbul’u böyle tanıdım. Çöp, çukur, çamur… İstanbul’u bunlardan bu kardeşiniz kurtardı, çöp dağlarından, çukurlardan, çamurlardan kurtardık. Hepsini geç, susuzluktan kurtardık. Ankara da susuz değil miydi? Burada da yine Melih kardeşimin gayretleriyle Ankara’yı da susuzluktan kurtardık. Bunları biliyorsunuz. Bunları bilmeyenlere hatırlatmak şart. Çünkü hafıza-i beşer nisyan ile maluldür. Onun için de ‘Ya zaten söyledik, biliyorlar’ değil, yine söyleyin, unutuyorlar.”

Ankara, İstanbul ve İzmir’de metroları kimin yaptığını da soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlarda yalandan başka bir şey bulamazsınız. Yalanın en önemli mihmandarı kimdir biliyor musunuz, bay bay Kemal. Eğer yalan dersi almak istiyorsanız bay bay Kemal’in yazıhanesine müracaat edin, onu çok iyi bilir. Fakat 14 Mayıs’ta inşallah benim milletim bunları siyasi mevta yapacak. Hazır mıyız buna? Ana kademe hazır mıyız? Sandıklara sahip çıkacağız ve her bir kardeşim sandığa muhakkak yanında en az 10 tane arkadaşını da alacak götürecek” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen günlerde yaşadığı sağlık sorunu sebebiyle dünyanın ve ülkenin dört bir yanı gibi Ankara’nın her mahallesinden, her hanesinden yükselen dualara layık olmaya çalıştıklarını söyledi.

“15 TEMMUZ GECESİ ANKARA DİMDİK AYAKTA DURDU”

Necip Fazıl Kısakürek’in, “Kırılır da bir gün tüm dişliler, döner şanlı şanlı çarkımız bizim. Gökten bir el yaşlı gözleri siler, şenlenir evimiz barkımız bizim. Kurtulur dil tarih ahlak ve iman, görürler nasılmış neymiş kahraman. Yer ve gök su vermem dediği zaman, her tarlayı sular arkımız bizim. Gideriz nur yolu izde gideriz. Taş bağırda sular dizde gideriz, bir gün akşam olur biz de gideriz. Kalır dudaklarda şarkımız bizim” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir gün akşam olup gittiğimizde dudaklarda, bizim Ankara ile birlikte yazdığımız 21 yıllık hikâyemiz kalacak, gençlerimize emanet edeceğimiz Türkiye Yüzyılı hayalimiz kalacak” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilhamı tarih boyunca nice zorlukların üstesinden gelen, nice zaferler kazanan Ankara’dan aldıklarını, Ankara’nın, Millî Mücadele’de düşman toplarının sesleri duyulurken bile asla korkmadığını, diz çökmediğini söyledi.

Ankara’nın milletin demokrasi, hak, özgürlük, kalkınma yolunda verdiği mücadelenin her safhasında, safını millî iradeden yana belirlediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için Ankara ne vesayete ne darbeye ne teröre teslim oldu. 15 Temmuz gecesini hatırlayın, şehrin üzerinde ölüm saçan uçaklar, helikopter gezerken, şehrin sokaklarını namlularından ateş püsküren tanklar ezerken, Ankara dimdik ayakta durdu” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gölbaşı’ndaki Özel Harekâttan Meclis kavşağına, Emniyet binasından Külliyeye kadar Ankara’nın her yerinin özgürlüğü ve geleceği için direndiğini anımsatarak, şöyle devam etti: “Şimdi bu FETÖ, bu alçağın avenesi kimlerle beraber? Bay bay Kemal ile beraber. Bunların yanında başka kimler var? İP var, malum o yavrucuklar var, beraber. Önceleri almamışlardı, sonradan HDP’yi de yanlarına kattılar. O da yetmedi, iki tane de belediye başkanı aldılar yanlarına, Ankara, İstanbul. Önce altılı masaydı, sonra yedili oldu, şimdi dokuzlu masa oldu. Bay bay Kemal, o da yetmeyecek size. Sen onlarla beraber yürü, bizim yanımızda millet var, bizim yanımızda cumhur var. Cumhuru yanına alamayan avucunu yalar. Hüseyingazi Tepesi’nin, Elmadağ’ın arkasından güneşin ilk ışıkları şehri aydınlatırken, milletimiz de şehitleri ve gazilerinin omuzlarında istiklal meşalesini yükseltmişti. Daha öncesinde Ankara, PKK terör örgütü tarafından düzenlenen kanlı saldırılarla sindirilmek istenmişti. Güvenpark’ta, Anafartalar’da, Merasim Sokak’ta gerçekleştirilen alçak saldırıların amacı, bu şehrin azmini ve direncini kırmaktı. Ankara bu saldırılarda can verdi, bedel ödedi ama pes etmedi. Alçaklar karşısında asla diz çökmedi. Kanlı gar saldırısıyla oynanmak istenen kirli oyunu da bozan yine Ankara oldu.”

“CUMHURİYETİMİZLE HESAPLAŞMAK İÇİN YANIP TUTUŞANLAR VAR”

Ankara’nın şimdi yeni bir destan yazmaya hazırlandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetinin rövanşını almak için yanıp tutuşanların, FETÖ’nün Ankara’yı bombalayan eli kanlı katillerini cezaevlerinden çıkartma, devleti yeniden FETÖ’nün kamudan temizlenen mensuplarına teslim etme sözü verenlerin olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Yine aynı tarafta bölücü emellerini gerçekleştirmek için, artık ilk asrını geride bırakmaya hazırlandığımız cumhuriyetimizle hesaplaşmak için yanıp tutuşanlar var. Gelin bize öyle bir söz verin ki artık bunların herhangi bir umudu kalmasın. Diyarbakır’da Yasin Börü’leri şehit eden namussuzlar bunlar değil mi? Benim Kürt kardeşlerimi sokağa döküp, 51 tane Kürt kardeşimizin ölümüne sebep olan bunlar değil mi? Yine bunlar ne diyor? ‘Selo’yu çıkaracağız.’ Geçen gün bir bozuntu var Garo diye. O Garo bozuntusu gitmiş ziyaret etmiş, demiş ki ‘Şimdi nasıl olsa çıkacağım, çıktıktan sonra Öcalan’ı ziyaret edeceğim ve ziyaretimle birlikte de ondan bu görevi devralacağım.’ Düşünün, şimdi oradan Öcalan çıkacak, görevi buna verecek. Öyleyse çok çalışacağız. Yani biz böyle bir görevde olduğumuz sürece ne Selo çıkabilir ne de affedersiniz o evlat, yavru katili çıkabilir, çıkamaz. Cezasını çekecek.

Bunların gözlerini öyle bir hırs bürümüş ki bu şehrin onlarca insanının kanına girmiş PKK mensuplarının siyasi uzantılarıyla pazarlıklara oturdular. Bunların içerisinde bay bay Kemal var, Meral Hanım var, HDP var, öbür tarafta bakıyorsunuz Davutoğlu’su var, bebecanı var. Bakıyorsunuz, Ankara Büyükşehir, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanları, yani onları zaten burada kalkıp da bu masanın etrafına almak ayrı bir dert, konuşmak bile yersiz. Onlar da var. Fakat ben, bir yere inanıyorum, önce Allah’a, sonra milletime.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhur İttifakı’nın mitinglerinin her yerde başarılı bir şekilde yürüdüğünü, her tarafta Cumhur İttifakı’nın birliğinin ve beraberliğinin olduğunu söyledi.

Ülkeye ve millete olan düşmanlıkları sebebiyle kamudan atılan tüm terör yandaşlarını yeniden devlete dolduracaklarını açıkça ilan edenlerin olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Avucunuzu yalayacaksınız. Sormak lazım, bay bay Kemal, sen talimatı nereden alıyorsun? Kandil’den. Ne diyor Kandil? ‘Biz, artık bay bay Kemal’i destekliyoruz.’ Ne kadar güzel. Şimdi ben de diyorum ki söyle bana arkadaşını, söyleyeyim sana kim olduğunu. Arkadaşı, Kandil baronu olanlardan bu ülkeye fayda olur mu?” dedi.

“Dünyanın dört bir yanındaki PKK’lılar, FETÖ’cüler, envai çeşit terör örgütü tüm güçleriyle 14 Mayıs’ta bay bay Kemal’e destek veriyor değil mi?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bölücü terör örgütüyle arasına mesafe koyamayan partinin yöneticileri, il il dolaşarak bay bay Kemal için oy dileniyor. Türkiye Yüzyılı’nın önünü kesmek isteyen küreselcisinden tefecisine herkes de bunların yanında yerini aldı. Ekonomiden zerre kadar anlayanlar şöyle bir düşünsün, ne diyor bay bay Kemal? ‘Londra’dan 300 milyar dolar getirecekmiş.’ İnanıyor musunuz? Şu anda sen hangi görevdesin, hangi kademedesin? Nasıl oluyor da olmayan bir şeyi getiriyorsun? Herhalde bunlar, daha önce getirdikleri esrar, eroin vesaire bunları göndermişler ki şimdi bunların bedelini geri döndürme gibi bir gayreti var, daha önce böyle bir iftirayı yaptı ya, olmayan bir şey, vaat edilmez ve gelmez. Diyorum ya yalan bunda irtifa kesbetmiş. Nasıl olsa bunun ödemesi yok, söyle söyleyebildiğin kadar yalanı. Bu da bunu yapıyor. Şimdi bu 300 milyar doların hesabını 14 Mayıs’ta sormaya var mıyız? Bu yalanın hesabını sormaya var mıyız? Yurt dışında zerre kadar eli kalem tutan böyle bir şeye inanmaz. Peki, yurt içinde eli kalem tutanın böyle bir şeye inanması mümkün mü?”

“ANKARA’YA, CUMHURİYETİMİZİN KAZANIMLARINA SAHİP ÇIKMAK YAKIŞIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, miting alanındakilere şu sözlerle seslendi: “Şimdi soruyorum sizlere. Selçuklu’nun, Osmanlı’nın, Cumhuriyet’in varisi Ankara, bu sinsi tezgâha, bu kirli hesaba eyvallah eder mi? Millî Mücadele’nin şehri Ankara, İtfaiye Meydanı’ndaki eskicilerin bile tenezzül etmeyeceği bu bayat senaryoya itibar eder mi? 15 Temmuz direnişinin kahraman şehri Ankara, iradesini terör örgütlerine yancı yazılan bu mankurtlara teslim eder mi? Türkiye Yüzyılı’nın lokomotifi Ankara, evlatlarının geleceğini bu yıkım ekibine bırakır mı? Son devletimiz, cumhuriyetimizin başkenti Ankara, kaderini bu siyasi ve ekonomik mandacıların eline bırakır mı? Şehitleri ve gazileriyle iftihar eden Ankara, hangi sebeple olursa olsun onların ruhunu, hatırasını incitecek bir adım atar mı? Peki, Ankara’ya ne yakışır? Ankara’ya cumhuriyetimizin kazanımlarına sahip çıkmak yakışır mı? Ankara’ya 21 yılda kurduğumuz güçlü altyapının üzerinde Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek yakışır mı? Ankara’ya yarım kalan işleri tamamlamak için yola çıkanlara yoldaş olmak yakışır mı? Ankara’ya milletimizi hayallerine kavuşturacak şahlanış döneminin öncülüğünü yapmak yakışır mı? Ankara’ya Cumhur İttifakı’yla birlikte olmak, Cumhurbaşkanlığında bu kardeşinin yanında yer almak yakışır mı?”

14 Mayıs seçimlerinde Ankara’dan rekor destek beklediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ankara’nın sandıkları patlatacak oy oranlarıyla yine tercihini Türkiye Yüzyılı’ndan yana yapacağına inanıyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeye ve millete hizmet etmenin bir gönül, nasip, aşk işi olduğunu ifade ederek, “Aşk ile koşan yorulmaz” dedi ve geldikleri tüm makamlarda bu anlayışla hareket ettiklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Ya bu adamın bir referansı var mı, yalandan başka… Ne yaptın sen ya? SSK’nın genel müdürü oldu, SSK’yı batırdı. Şimdi bu arada çok heyecanlanmış kendini Maliye Bakanı ilan etti. İzlediniz mi? Zavallı… Ondan sonra ‘Kurtcebe geldi, görevi yaptı’ filan dedi. Ya sen Maliyede bir memurdun, hiçbir zaman bakan makan olmadın. Niye bu millete yalan söylüyorsun? Başka çaresi yok. Gelebildiği tek yer memurluktu. Bununla da memur kardeşlerimi aşağılamıyorum. Onlar, ondan çok daha yükseklerde. Şimdi buna bu hesabı verelim. Şimdi ne yaptı bu? İşte yanına oy alabilmek için her birine birer cumhurbaşkanlığı yardımcılığı teklif ederek, bunun adı rüşvettir, hepsine birer rüşvet ve bu rüşvetle beraber de onların da oylarını almak. Şimdi ben soruyorum; bu rüşvetçiye 14 Mayıs’ta gereken dersi vermeye hazır mıyız?”

“VATANDAŞA MEYDANLARDA VERDİĞİMİZ SÖZLERİ, GÖREVE GELİNCE UNUTANLARDAN OLMADIK”

Bu milletin sandıkta omuzlarına yüklediği ağır sorumluluğun hakkını en güzel şekilde vermeye çalıştıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, zorluklarla karşılaşsalar da şikâyet etmediklerini, asla bahanelere sarılmadıklarını anlattı.

“Vatandaşa meydanlarda verdiğimiz sözleri, göreve gelince unutanlardan, üzerine beton dökenlerden hiçbir zaman olmadık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, laf yerine iş ürettiklerini, reklam yerine hizmet yaptıklarını, ihtiras peşinde değil, ülkeyi ihya peşinde koştuklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin de samimiyetlerini gördüğünü, mücadelelerini takdir ettiğini, siyasi hayatlarında duasıyla, desteğiyle kendilerine hep sahip çıktığını anlattı.

Bolu Tüneli’nin unutulmaması gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bolu Tüneli’yle ilgili ne diyorlardı? ‘Burayı patates deposu mu yapalım, doğal gaz deposu mu yapalım?’ Hep öyle demediler mi? Kimin dönemiydi bunlar? İşte CHP’nin dönemleriydi. Biz geldik, dedik ki ‘Hayır. Ne patates deposu, ne doğal gaz deposu, biz bu tüneli açacağız ve buradan karda, kışta benim vatandaşımın o çektiği çileyi sona erdireceğiz.’ Yaptık mı? Bolu Dağı Tüneli’ni böylece açtık mı? Sadece bunları anlatın. Ne yaptıysak onu anlatın” diye konuştu.

“ESER VE HİZMET SİYASETİNDE BİZİMLE YARIŞMAK İSTEYEN HERKESE HODRİ MEYDAN DİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eser ve hizmet siyasetinde bizimle yarışmak isteyen herkese hodri meydan diyoruz. Ziya Paşa ne diyor; ‘eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri’. Olay bu. Çünkü biz bu konuda kendimize güveniyoruz” ifadelerini kullandı.

Bugün karşılarında bambaşka bir manzara bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Ortada elle tutulur hiçbir eserleri olmayanlar, referansı olmayanlar, sağda solda dolanıp akıllarına ne gelirse üflüyorlar. Bunca zamandır bu kadar seçime girdi bu adam, hangisinden bir netice aldı? Yok. Bunca yıldır ülkeye ve şehirlerine hizmet etmeyi öğrenemediler. İşte Ankara’ya ‘iyi günler’ diyor. Yahu Ankara’ya ‘iyi günler’, 4 yıldır yapmadınız da bundan sonra mı yapacaksınız? İstanbul’a ne yaptınız? Yağmurda, çamurda İstanbul’u sel aldı götürdü, İzmir’i sel aldı götürdü. Ne yaptınız? Yok, bir şey. İzmir Körfezi, kokudan geçilmiyor. İstanbul’u Haliç’i biz o kokudan kurtardık. Bu geldi ne yaptı? Yine rezil etti. Yapamazlar. Bunların işi değil. Bunların eline, bay bay Kemal’e özellikle söylüyorum; beş tane Ankara keçisi teslim edin, kaybedip gelir. Ankara keçisi çok kıymetli, bunlara teslim edilmez. Hele Haymanalı, sakın bunlara böyle bir şeyi teslim etmeyin. Ama maşallah uğraşıp didinerek güç bela iki ayda elleriyle kalp yapmayı bunlar becerir, o kadar… Size demiyorum. Onlar çünkü kalp yapmayı da bilmezler. Milletin kendilerine güvenmediğini, ülkeyi teslim etmeyeceğini gördükleri için gerginlik de her gün biraz daha artıyor. Kimlerle ittifak kurduklarını gizlemek, bu ittifaklar için kimlere ne vaat ettiklerini gözden kaçırmak için her yaptıkları gibi yalana ve iftiraya sarılıyorlar. Şimdi tutturmuş İstanbul Atatürk Havalimanı’nı Amerika’daki bir gruba vereceklermiş. Türkler, Amerikalı bir şirketin sahipleri, ya onlarla ben görüştüm. Onlar bana geldiler Amerika’ya gittiğimde. Dedim ya ‘Gelin, yeter ki yatırım yapmak isteyin. Siz böyle bir yatırım yapmak isterseniz, kapımız açık. Hele hele yatırımcı için, sonuna kadar kapılarımız açık.’ O gün bugündür o zamanlar başbakanım, hâlâ gelecekler. Elden gelenle övünülmez. Geç bu işi geç…”

“BU MİLLETİN ELİNDEN TEKNOFEST’İ ALAMAZSINIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST’le ilgili, “Şimdi takmış TEKNOFEST’e, onunla ilgili konuşuyor. Her önüne gelen ‘Biz şöyle yapacağız, böyle yapacağız’. Ya bu milletin evlatlarına hiçbir şey yapamazsınız” dedi.

TEKNOFEST’in dün Atatürk Havalimanında 360 bin, bir önceki gün 240 bin kişiyle toplandığını, büyük ihtimalle bugün de yine en az o kadar kişiyle toplanacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ve gelenler gençlik. Bu milletin elinden siz TEKNOFEST’i alamazsınız, İHA’ları alamazsınız, SİHA’ları alamazsınız, Akıncı’ları alamazsınız, alamayacaksınız, Kızılelma’yı hiç alamazsınız. Bu millet sizi avucunun içindeki suyla boğar, suyla. Siz ne zannediyorsunuz ya? Bu çocuk oyuncağı mı? Buralara öyle kolay gelmedik, kolay gelinmedi” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hiç kimsenin ülkesinin 21 yıllık kazanımlarının tehlikeye girmesini, demokrasi ve kalkınma atılımlarının yarım kalmasını, evladının geleceğinin belirsizliğe gömülmesini, güvenlik endişesine kapıldığı günlere geri dönmeyi, işçinin, emeklinin, memurun aybaşında maaşını alıp almayacağını bilmediği dönemleri tekrar yaşamak istemeyeceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz Türkiye Yüzyılı’nı hayal ediyoruz. Onlar, siyaseti parçalı, ekonomisi kırılgan, demokrasisi zayıf, bölgesinde dışlanan, dünyada horlanan eski Türkiye hayali kuruyor. Ankara’daki Başkent Millet Bahçesi’ni kime söz verdiklerini bilmiyoruz. Herhalde onu da yakında açıklarlar, yani burası. Kim yaptı burayı? Bunlar yapmayı bilmez ama yağmalamayı, yıkmayı, istismar etmeyi çok iyi bilir” diye konuştu.

Millî Mücadele döneminde her birinin istikameti başka bir ülkeye bakan teali cemiyetlerini, muhibban cemiyetlerini tarihe gömen Ankara’nın, 14 Mayıs’ta bunları da aynı adrese postalayacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Buradan en çok da CHP’ye ve onunla birlikte hareket eden diğer partilere gönül vermiş kardeşlerime seslenmek istiyorum. Bay bay Kemal, CHP’yi öyle bir hâle getirdi ki bu parti kurucusu olduğu Cumhuriyet’e ve kurucusu olan Gazi Mustafa Kemal’e hakaret edenlerin yuvasına dönüştü. Kılıçdaroğlu ve şürekasının yönetimi altında CHP, marjinal örgütlerin, LGBT savunucularının, küreselcilerin, mezhepçilik fitnesi çıkarmaya çalışanların koçbaşı hâline geldi.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Alevi olduğunu açıklamasına ilişkin “Sana kim dedi, Alevi misin, değil misin? Bizim Alevi’ye de saygımız var, her türe saygımız var. Bunu söylemene ne gerek var? Sen, Aleviliğini yaşa ama anlatmaya gerek yok” değerlendirmesinde bulundu.

Bu tablonun, CHP ile hiçbir ilgilerinin olmamasına rağmen kendilerini bile rahatsız ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “CHP’nin arkasına takılıp giden diğer partilerdeki kardeşlerimiz için de aynı durum söz konusu. Aynı ittifaka mensup birilerinin her gün millete, vatana, bayrağa, ezana, kısaca can feda edilecek değerlere yaptıkları hakaretleri, bu kardeşlerimiz daha ne kadar sineye çekecek. Hadi şimdi sineye çekiyorlar, Allah göstermesin yarın öbür gün devletin tüm kurumları bunlara teslim edildiğinde ortaya çıkacak vahim tablonun hesabını nasıl verecekler?

Buradan soruyorum, kendinizin ve evladınızın geleceğini bu yedili kavga masasına, hatta bu dokuzlu masaya emanet eder misiniz? Ülkenizin güvenliğini, huzurunu, akıbetini, kendi deyimleriyle bu kumar masasına emanet eder misiniz? Hanım kardeşlerime sesleniyorum. Hanımlar, bakkala süt almaya bile göndermeyeceğiniz birine ülkeyi emanet edebilir misiniz? Beyler, dükkânınızı, atölyenizi, tezgâhınızı beş dakikalığına bırakamayacağınız birine ülkeyi emanet eder misiniz? Gençler, dersinize yardım etse, verdiği bilgilerin doğruluğuna şüpheyle bakacağınız birine kendi geleceğinizi teslim edebilir misiniz? Çiftçi kardeşlerim, önüne beş keçi katsanız, akşama hepsini kaybedip geleceğini bildiğiniz birine ülkenizin geleceğini teslim edebilir misiniz? İşveren kardeşlerim, kendi müessesenizde vasıfsız eleman olarak dahi çalıştırmayacağınız birine ülkenin geleceğini emanet edebilir misiniz? Emekli kardeşlerim, oturduğunuz apartmana yönetici olarak seçmeyeceğiniz birine ülkenin geleceğini emanet edebilir misiniz?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bunlar için 14 Mayıs’ta tercihin doğrudan yana yapılması gerektiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan,  “Memurlarımızın CHP’nin yönetimi döneminde maaş almadığı günleri hatırlıyor muyuz? Daktilo makinelerinin Başbakanlık önüne atıldığı günleri hatırlıyoruz, değil mi? Ey Bay Kemal, bize ne anlatıyorsun? Öyle saf saf Savaş Ay’ın programında öyle oturuyorsun köşede. Benim garip Anadolulu insanım, gelmiş hastaneye, hastane rezillik ve o hastanelerde o serumların, tuvaletlerin hâli, ne rezillikti” diye konuştu.

Gazeteci Savaş Ay’ı rahmetle anan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu’nun SSK Genel Müdürü dolduğu dönemdeki televizyon programından çeşitli görüntüleri içeren videoyu alandakilere izletti.

Videodan sonra alandakilere, “Şimdi böyle birisine, bir SSK’yı idare edemeyen bu zavallıya, yahu bu ülke teslim edilebilir mi?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şurada, sağlıkta bizim neler yaptığımızı biliyorsunuz, değil mi? Sadece şu Ankara’da herhalde bir Etlik, bir Bilkent bunun bütün bu dediklerine yeter de artar bile. İstanbul’da bir Çam Sakura, bir havalimanındaki Murat Dilmener, bir karşı tarafta Anadolu Yakası’nda Feriha Öz… Bunlar birer şehir hastanesi, bunların hepsi birbirinden güzel. Avrupa’dan, her yerden buralara hasta geliyor. Bu keyfinden değil, bütün bu hastanelerin modern oluşundan geliyor. Buralara kolay gelmedik, buralara evet, bir başarı ortaya koyarak geldik.”

Türkiye’nin genelinde şu anda 20 şehir hastanesi olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitim ve araştırma hastanesinin olmadığı ilin bulunmadığını söyledi.

“SON 21 YILDA, 605 MİLYAR LİRALIK KAMU YATIRIMI YAPTIK”

Kanuni Sultan Süleyman’ın “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi” ifadelerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Varsın devlet olmasın ama benim halkımın tek nefesi her şeye bedel. İşte biz bunları başardık, eğitimde, sağlıkta başardık” dedi.

İktidara geldiklerinde 76 olan üniversite sayısını 208’e çıkardıklarını ve üniversitesi bulunmayan ilin olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim bunlar neyi, neyle yapacak? Yapamazlar. Bu bir dert dert… Derdi olmayandan bir şey olmaz” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin 81 ili gibi Cumhuriyet’in başkenti Ankara’nın da hangi ihmalleri yaşadığının bilindiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için 21 yıldır diğer şehirlerle birlikte Ankara’yı geliştirmek, kalkındırmak, güzelleştirmek, insanın hayat kalitesini yükseltmek için çalıştıklarını, çabaladıklarını belirtti.

Ankaralılara bunun hesabını sormaları gerektiğini, son 21 yılda, 605 milyar liralık kamu yatırımı yaptıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ya bunlar böyle bir şey yapabilir mi? Eğitimde 24 bin 227 derslik kazandırdık. Ankara’mızda dördü devlet olmak üzere 12 yeni üniversite kurduk. Gençlik ve sporda 25 bin 648 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık. Farklı branşlarda 110 spor tesisi kazandırdık. Sosyal yardımlarda 12 milyar lira tutarında kaynakla, başkentimizdeki ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızı destekledik. Sağlıkta 10 bin 382 yataklı 45 hastaneyle birlikte 160 sağlık tesisi inşa ettik.”

Bilkent ve Etlik Şehir Hastanelerinin sadece Ankara’nın değil, Türkiye’nin en büyük, en modern hastaneleri olarak hizmet verdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının TOKİ kanalıyla 95 bin konutun uygulamasını hayata geçirdiklerini kaydetti.

Ankara’ya İlk Evim, İlk İş Yerim Projesi’yle 18 bin 450 yeni konut inşa edeceklerini, 1000 iş yeri yapacaklarını, İlk Evim Arsa Projesiyle 100 bin konutluk altyapısı hazır arsa vereceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kentsel dönüşümle 40 bin konutun dönüşümünü gerçekleştirdik. Ankara’daki 43 millet bahçesi projemizden 12’sini tamamladık. Kalanlarıyla ilgili çalışmalarımız devam ediyor” diye konuştu.

Ulaştırmada, şehrin bölünmüş yol uzunluğunu 721 kilometre ilaveyle 1187 kilometreye çıkardıklarını, Ankara’yı hızlı tren hatlarıyla, Eskişehir, Konya, Bilecik, Sakarya, Kocaeli ve İstanbul’a bağladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunu biz yaptık. Bunlar böyle bir şey yapabilir mi? Bizden önce bunlar niye böyle bir şey yapmadı? Geçtiğimiz hafta Ankara-Kırıkkale-Yozgat-Sivas Yüksek Hızlı Tren Hattı’nı da hizmete sunduk. Şimdi bu masanın etrafındakilerden bir tanesi ‘Sivas’a yüksek hızlı trene ne ihtiyaç var?’ dedi. Hey Allah’ım ya Rabbim… İşte o da masanın etrafında, onun diğerlerinden bir farkı olabilir mi? Siz isteseniz de istemeseniz de hani bunlar Atatürkçü’yüz diyorlar ya. Gazi ne diyordu; ‘Demir ağlarla ördük’ diyordu, değil mi? Demir ağlarla şimdi biz örüyoruz biz. Türkiye’yi biz örüyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek ay sonuna kadar vatandaşların bu hatta ücretsiz seyahat edebileceklerini, inşası süren Ankara-İzmir Yüksek Hızlı Tren Hattı’nı da 2025’te hizmete açmayı hedeflediklerini belirterek, “Yapımı ve projesi devam eden hatlar tamamlandığında Ankara tüm Türkiye’nin hızlı tren merkezi haline gelecek. Şehir içi ulaşımı kolaylaştırmak için Başkentray’ı, Batıkent-Sincan Metrosu’nu, Kızılay-Çayyolu Metrosu’nu, Keçiören-Kızılay Metrosu’nu hizmete aldık. Nerede, hani nerede büyükşehir? Onun yapması gerekirdi bunları. Niye yapmadı? Yapmaz, yapamaz. Onların bu tür işlerle alakası yok. Bay bay Kemal söyle de gitsin o biraz soğan, patates üretsin” diye konuştu.

Keçiören-Esenboğa-Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Metro Hattı projesini tamamladıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakında ihalesine çıkacaklarını, Esenboğa Havalimanı ile Kızılay’ı birbirine bağlayacak hattı 2026’da tamamlamayı hedeflediklerini kaydetti.

Sincan ve Çayyolu metrolarını birleştirmeyi planladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tarım ve ormanda 26 baraj, iki içme suyu tesisi, 33 sulama tesisi, 11 arazi toplulaştırma, 76 taşkın koruma tesisi, 11 gölet, bir atık su arıtma tesisi, iki hidroelektrik santral tesisi inşa ettik. Bak ben vaatten bahsetmiyorum, yaptıklarımızı anlatıyorum bay bay Kemal. Ey benim milletim bu anlattıklarımı siz de bilmeyenlere anlatın” dedi.

“ANKARA, SAVUNMA SANAYİNİN DE BAŞKENTİ OLDU”

Çiftçilere 6,5 milyar lira tutarında tarımsal destek verdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Ankara son 21 yılda hayata geçirdiğimiz yatırımlarla savunma sanayinin de başkenti oldu. Geçtiğimiz yıl 4,5 milyar dolar ihracat rakamına ulaşan savunma sanayimizin yaklaşık yarısının üretimini Ankara yapıyor. Enerjide nüfusunun yüzde 98’inin doğal gaz imkânından faydalandığı Ankara’da bütün ilçelere doğal gaz arzını sağladık. Karadeniz gazının müjdesini milletimizle paylaşmak için konutlardaki bir ay boyunca tüm tüketimi, bir yıl boyunca da mutfak ve su ısıtma tüketimini ücretsiz yaptık. Çıkardık mı doğal gazı? Hâlâ inanmıyorlar. O bebecan çıkmış diyor ki ‘Nerede?’ Eline diline dursun, Allah göz vermiş görmüyor, kulak vermiş duymuyor. Niye? Kalp mühürlü. Bak her şeyiyle bunu göstere göstere yaptık.”

Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Konser Salonu’nu, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi içindeki Beştepe Kültür ve Kongre Merkezi’ni, Millet Kütüphanesi’ni hayata geçirdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne kadar özetlersek özetleyelim. Ankara’ya yaptığımız hizmetler anlatmakla bitmiyor. İnşallah 14 Mayıs’ta Ankara ile birlikte Türkiye Yüzyılı’nın müjdesini tüm dünyaya ilan edecek, gençlerimize bırakacağımız bu en büyük mirasa gözümüz gibi sahip çıkacağız. Bunun için Ankara’ya çok önemli görev düşüyor” ifadelerini kullandı.

Ekonomi

Türkiye’nin İlk Çift Yakıtlı Römorkörü BOTAŞ İçin İnşa Ediliyor

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Sektörde 55 yıllık tecrübesiyle Türkiye’nin en köklü römorkörcülük teşkilatına sahip BOTAŞ için ülkemizde ilk kez çift yakıt sistemine sahip römorkör inşa ediliyor.

Uzmar Tersanesi tarafından BOTAŞ için inşa edilecek Türkiye’nin ilk çift yakıt sistemine sahip Voith traktör tipi pervaneli römorkörlerin sac kesim töreni 29 Mart 2023 tarihinde Kocaeli Serbest Bölgesi’nde yapıldı.

Tören BOTAŞ Petrol İşletmeleri Bölge Müdürü Mehmet TECİMEN, Uzmar Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı A.Noyan ALTUĞ ve Kocaeli Vali Yardımcısı İsmail GÜLTEKİN’in katılımlarıyla gerçekleşti.

Törende BOTAŞ’ın denizcilik faaliyetleri ile ilgili bilgi veren Mehmet TECİMEN, “BOTAŞ’ın römorkörcülük, kılavuzluk, palamarcılık teşkilatı ve denizde yangın ve kirlilikle mücadele alanında 55 yıllık tecrübeye sahip olduğunu aktardı. TECİMEN, köklü tecrübesiyle denizcilik faaliyetlerini başarıyla sürdüren BOTAŞ’ın filosunda hâlihazırda 14 römorkör bulunduğunu belirtti.

Dünyada sınırlı sayıda bulunan ve ülkemizin ilk Türk bayraklı FSRU gemisi olan Ertuğrul Gazi’nin 2021 yılında Dörtyol Terminalinde faaliyetine başladığını aktaran BOTAŞ Petrol İşletmeleri Bölge Müdürü Mehmet TECİMEN; BOTAŞ’ın enerji arz güvenliğine yönelik geleceğin adımlarını bugünden attığını vurguladığı konuşmasına şöyle devam etti:

“İlklerin adresi bir Kuruluş olarak yine bir ilke imza atacak olmanın mutluluk ve gururunu yaşıyoruz. Ülkemizin ve BOTAŞ’ın sürdürülebilir, teknolojik ve evrensel hedeflerine bir yenisini daha ekleyecek olmanın sevincini yaşıyoruz. Dual-Fuel (çift yakıtlı) olarak inşa edilecek 2 römorkörümüzün ülkemize, denizcilik sektörüne ve BOTAŞ’a hayırlı uğurlu olmasını temenni ederim.”

Yeni Römorkörler Yakıt Olarak LNG de Kullanabiliyor

39 Metre boya ve 15 metre genişliğe sahip römorkörler 12 mil sürat kapasitesi ile BOTAŞ limanlarında hizmet verecek. İnşa edilecek römorkörler; asgari 80 ton çekme gücü, her biri 3.000 kW olmak üzere toplam 6.000 kW gücünde 2 Dual-Fuel (yakıt olarak LNG ve dizel kullanabilen) ana makineye, Voith pervane sistemine ve Fi-Fi1 yangın söndürme kapasitesine sahip olacak. 

Gerçekleştirilecek Römorkör Temini Projesi ile BOTAŞ’ın römorkör filosunun daha da büyütülmesi, gençleştirilmesi, çekiş gücünün artırılması, sürdürülebilir ve çevreci operasyonlar gerçekleştirebilmesi ve ekonomik yakıt kullanımı amaçlanıyor.

Okumaya Devam

Genel

BOTAŞ’a İç Denetim Farkındalık Ödülü

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Türkiye’deki iç denetim profesyonellerinin meslek örgütü olan Türkiye İç Denetim Enstitüsü’nün (TİDE), iç denetimde farkındalık yaratmak amacıyla düzenlediği Farkındalık Ödül Töreni, 11 Mayıs 2023 tarihinde İstanbul’da gerçekleşti.

Bu yıl 13.’sü düzenlenen ödül töreninde, mesleki farkındalığın gelişimi ve yaygınlaşmasına katkıda bulunan ve toplumsal alanda fark yaratan kurum ve kişiler ödüllendirildi.

Uluslararası İç Denetçiler Enstitüsü (IIA) ve Avrupa İç Denetim Enstitüleri Konfederasyonu (ECIIA)’nun temsilcisi olan, 900’den fazla kurumu temsil eden ve 3000’e yakın üyesi bulunan, mesleğin profesyonellerinin yetkinlikleri, finans ve reel sektör şirketleri ile kamu kurum ve kuruluşlarının kurumsal yönetim kalitesi, mesleğin akademik gelişimi için çeşitli hizmetler sunan Türkiye İç Denetim Enstitüsü (TİDE) tarafından; iç denetim alanında öncü kişi ve kurumları takdir etmek amacıyla düzenlenen Farkındalık Ödülleri kapsamında BOTAŞ ödüle layık görüldü.

Enerji sektörünün lider Kuruluşu BOTAŞ, uluslararası geçerliliği bulunan CIA (Certified Internal Auditor) ve CISA (Certified Information Systems Auditor) sertifikalarının alınmasında çalışanlarını destekleyerek sürekli profesyonel gelişim konusuna verdiği önemi aldığı ödülle taçlandırdı.

Bu kapsamda, iç denetim mesleğinin uluslararası standartlar çerçevesinde yürütülmesi kapsamında BOTAŞ, Kurumsal Farkındalık ana kategorisinde Sertifikasyon Farkındalığı Ödülü’ne layık görüldü.

Okumaya Devam

Genel

Akkuyu NGS “Nükleer Tesis” Statüsüne Kavuştu

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, ilk taze nükleer yakıtın gelmesiyle Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin (NGS) “nükleer tesis” statüsüne kavuştuğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in videokonferans yöntemiyle katıldığı Akkuyu NGS İlk Nükleer Yakıt Getirme Töreni’nde konuşan Bakan Dönmez, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği ve kararlılığı sayesinde Akkuyu için ilk imzayı 2010 yılında atmıştık. 2018’de Akkuyu’nun temeline ilk harcı döktük. Şu an 4 reaktörün inşası aynı anda devam ediyor ve bugün nükleer enerji yolculuğumuzda bir mihenk taşını daha geride bırakıyoruz. Akkuyu NGS’ye ilk taze nükleer yakıt getirme töreniyle Akkuyu artık ‘nükleer tesis’ statüsüne kavuşuyor.” ifadelerini kullandı.

Dönmez, nükleer enerjinin Türkiye için artık uzak bir hedef olmadığını ifade ederek, “İçinde bulunduğumuz saha Türkiye’nin nükleer enerji hedefinin ete kemiğe büründüğünün en açık göstergesi. Önümüzdeki yıl nükleer enerjiden elektrik üretmeye de başlıyoruz. Türkiyemizin enerji kaynaklarına bir yenisini daha ekleyerek enerji portföyümüzü de çeşitlendirmiş olacağız.” diye konuştu.

Akkuyu NGS’nin Türkiye Cumhuriyeti tarihinin tek kalemdeki en büyük yatırımı olarak her gün biraz daha yükselmeye devam ettiğini kaydeden Dönmez, “4 reaktör 60+20, toplamda 80 yıl işletme süresi boyunca, 7 gün 24 saat güvenilir, kesintisiz, sürdürülebilir ve çevre dostu olacak. Yıllık elektrik ihtiyacımızın yaklaşık yüzde 10’unu bu tesisten, Akkuyu NGS’den karşılayacağız. Burada üreteceğimiz yıllık 35 milyar kilovatsaat elektrikle yıllık 7 milyar metreküp doğal gaz ithalatı ve 35 milyon ton karbon salımının önüne geçmiş olacağız.” ifadelerini kullandı.

“Akkuyu, Türkiye Yüzyılı’nın yeni nesil enerjisi olacak”

Dönmez, “Türkiye Yüzyılı ile yeni hedeflere yürüyen Türkiye’nin enerjisini uzun yıllar boyunca bu tesis karşılayacak. Akkuyu, Türkiye Yüzyılı’nın yeni nesil enerjisi olacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Bu amaç uğruna büyük bir emek sarf edildiğini vurgulayan Dönmez, “Bugün dünyanın en büyük nükleer güç santrali inşası halihazırda Türkiye’de yükseliyor. Sahada en yoğun dönemde yaklaşık 30 bin kişi görev aldı. Bu rakam, santralin de içinde bulunduğu Gülnar ilçemizin nüfusuna denk bir rakam.” dedi.

Dönmez, Akkuyu NGS’nin 550 bin bağımsız parçadan oluşacağını belirterek, “Burada sadece inşaat değil, elektronik, mekanik, makine ve imalat sanayimiz ve bunların alt dallarıyla birlikte dev bir endüstri çalışıyor. Türkiye’nin yeni enerjisi Akkuyu, yeni nesil enerji teknolojilerinin geliştirilmesinde de öncü bir rol oynayacak.” diye konuştu.

Akkuyu NGS’nin Türkiye için bir elektrik santralinden öte bir anlam taşıdığını ifade eden Dönmez, şunları kaydetti:

“Burası Türkiye’nin gelecekte kuracağı nükleer enerji endüstrisinin de referans noktası olacak. Bu maksatla 317 öğrencimizi Rusya’da nükleer enerji eğitimine gönderdik. Yine buna ilave olarak, Mili Eğitim Bakanlığı bursu ile 500 öğrencimiz daha yurt dışında eğitim görmek için seçildi. Her birinin bilgi ve tecrübesiyle geriden geldiğimiz nükleer enerji yolculuğunda arayı hızlı bir şekilde kapatacağız ve şuna inanıyorum ki enerjinin diğer alanlarında olduğu gibi nükleerde de Türkiye’ye özgü, kendimize özgü yeni teknolojileri geliştireceğiz.”

Nükleer yakıt Rusya’dan hava yoluyla geldi

Rusya’dan önceki gece havayolu ile yüksek güvenlik tedbirleri eşliğinde getirilen uranyum peletlerinden oluşan nükleer yakıt ilk etapta Adana Havalimanı’na getirildi. Burada 3 tıra yüklenen yakıt, ardından kara yoluyla Akkuyu NGS sahasına taşındı. Koruyucu kaplarda taşınan ve radyasyon ölçümleri yapılan uranyum peletleri herhangi bir güvenlik riski taşımıyor.

Türkiye ile Rusya arasında 12 Mayıs 2010’da imzalanan hükümetler arası anlaşma kapsamında Mersin’in Gülnar ilçesine bağlı Büyükeceli bölgesinde yapımı devam eden Akkuyu NGS’nin birinci ünitesinin temeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in videokonferans yöntemiyle katıldığı törenle 3 Nisan 2018’de atıldı.

Bundan 2 yıl sonra, 8 Nisan 2020’de ikinci ünitenin inşasına başlanmasıyla çalışmaların ivme kazandığı projede, üçüncü güç ünitesine ilk beton 10 Mart 2021’de dökülürken, dördüncü ve son ünitenin temeli ise 21 Temmuz 2022’de atıldı.

İnşaat ve montaj çalışmalarının yüzde 40’ı Türk şirketlere ait projede, şimdiye kadar 400’ü aşkın Türk şirketi sahada hizmet sağladı. Türkiye, projenin geliştirme ve işletme aşamalarında Türk şirketlerinin ve Türk çalışanların olmasına büyük önem veriyor.

Bu çerçevede Akkuyu NGS projesinde bazı tesislerin inşaat işlerinin yüklenicisi konumundaki Titan-2 IC İçtaş İnşaat AŞ ortak girişimi, Rus şirketi Concern Titan-2 AŞ ile IC İçtaş İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ’den oluşturuldu. Böylece projenin her safhasında IC İçtaş ve diğer Türk şirketlerinin de katkısının olması sağlandı.

Türkiye için sembol bir proje olan Akkuyu NGS, yerli yüklenici ve sanayicileri desteklerken, Türk işçi ve mühendislerin nükleer teknolojiyle ilgili bilgi birikimlerinin oluşmasına da imkan sağlayacak.

Akkuyu NGS’de ilk ünitenin, yapılacak ön testlerin ve hazırlıkların ardından devreye alınması planlanıyor. Diğer 3 ünitenin de birer yıl arayla faaliyete geçmesi hedefleniyor.

Okumaya Devam

GÜNDEM