Bize ile Bağlan

Genel

334 Kişi ve Kuruma Devlet Üstün Fedakarlık Madalyası Takdim Edildi

Yayınlanan

üzerinde

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 6 Şubat depremlerinde fedakârlık gösteren yerli ve yabancı arama kurtarma ekiplerine verilen Devlet Üstün Fedakârlık Madalyası ve Nişanı Tevcih Töreni’ne katıldı.

Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen törende yaptığı konuşmasına Cumhurbaşkanı Erdoğan, salondakileri selamlayarak başladı.

Kahramanmaraş ve Hatay merkezli depremlerde fedakârlık gösteren yerli ve yabancı arama kurtarma ekipleriyle Devlet Üstün Fedakârlık Madalyası Tevcih Töreni vesilesiyle bir araya gelindiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, davete icabet ederek, salonda hazır bulunanların büyük bir mutluluk yaşattığını söyledi.

“GAYRETİ, FEDAKÂRLIĞI, İYİLİĞİ KARŞILIKSIZ BIRAKMAMAK BİZİM KADİM KÜLTÜRÜMÜZÜN BİR GEREĞİDİR”

Yurt dışından gelen misafirler başta olmak üzere, herkese ayrı ayrı teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Biliyorsunuz devletimizin 3 farklı kategoride nişan ve madalyası bulunuyor. Kısa süre önce Madalyalar ve Nişanlar Kanunu’nda yaptığımız değişiklikle buna bir tane daha ekleyerek, Üstün Fedakârlık Madalyası ve Nişanı’nı ihdas ettik. Amacımız deprem, sel gibi doğal afetler ile salgın hastalıklara karşı mücadelede kahramanlık sergileyenleri bu madalya ve nişanla ödüllendirmektir. İnşallah biraz sonra takdim edeceğimiz madalya ve nişanlarla yeni uygulamanın ilk adımını atmış olacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Elbette duamız ne ülkemizin ne de dünyadaki bir başka devletin 6 Şubat benzeri felaketlerle asla karşılaşmamasıdır. Biz, kimsenin bizim yaşadıklarımızı yaşamasını da böyle ağır kayıplar ve yıkımlarla sınanmasını da istemeyiz. Ama afetlerin hayatın bir gerçeği olduğunu da unutmuyoruz. En zor günlerimizde yanımızda olan sizler gibi fedakârlık abidelerini ihmal edemeyiz. Gayreti, fedakârlığı, iyiliği karşılıksız bırakmamak bizim kadim kültürümüzün bir gereğidir. İnsanlara teşekkür etmeyen Allah’a da şükretmez. İşte bugünkü törenimizle sizlere teşekkür borcumuzu ödemek istiyoruz.”

Deprem sonrası çalışmalarda sembolleşen isimler, kurumlar ile ekiplerin yerli ve yabancı temsilcilerine Devlet Üstün Fedakârlık Madalyası ve Nişanı takdim ederek, deprem bölgesindeki çabaları dolayısıyla şükranlarını sunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, madalya ve nişan alanlarla birlikte arama kurtarma ekiplerine, madencilere, itfaiyecilere, belediyelere, kamu görevlilerine, sivil toplum kuruluşlarına, gönüllülere, yardım çağrısına destek veren tüm yabancılara teşekkür etti.

“GÖNÜLLÜLERLE BİRLİKTE YAKLAŞIK 650 BİN İNSANIMIZ BÖLGEYE AKIN ETTİ”

Salondaki misafirlerin, madalya ve nişana layık görülenlerin ilk grubunu teşkil ettiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Asrın felaketine karşı kadını erkeği, genci yaşlısıyla milletimizin tüm fertlerinin tam bir seferberlik ruhu ile harekete geçtiğini biliyoruz. Sadece arama kurtarma ekibi olarak 35 bini aşkın personel bölgede bilfiil görev aldı. Dünyanın 90 farklı ülkesinden gelen 11 bin 320 arama kurtarma ekibi de bizlere omuz verdi. Destek personeli ile beraber toplam 275 bin kamu görevlimiz depremzedelerimizin yardımına gitti. Gönüllülerle birlikte yaklaşık 650 bin insanımız âdeta bölgeye akın etti.”

Dünyanın her tarafından insanların duasını, desteğini de hissettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kimi elinde avucunda ne varsa göndererek kimi yardım kampanyaları düzenleyerek kimi ülkemize bizzat gelerek acımızı paylaştı, taziyesini sundu, dayanışmasını gösterdi. Biz, daha önce hiçbir karşılık beklemeden kimin imdadına koştuysak onlar da bu zor günlerimizde bizlerin yanında oldu. Afetin ardından 60 ülke ve uluslararası kuruluş bölgeye 250 bine yakın çadır sevk etti. Ayrıca 14’ü hâlen aktif durumda olan 34 sahra hastanesi kuruldu” dedi.

“HER BİRİNİZ, SERGİLEDİĞİNİZ OLAĞANÜSTÜ FEDAKÂRLIKLA ADINIZI TARİHE YAZDIRDINIZ”

Afrika’dan Asya’ya, Amerika’dan Avrupa’ya dost ve kardeş ülkelerin mali destek taahhüdünde bulunduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunların hepsini kalbimize yazdık. Kara gün dostlarımızın hepsini tanıyoruz. Yapılan her fedakârlığa, gösterilen her gayrete, verilen her emeğe, depremzedelerimize uzanan her yardım eline minnettarlığımızı farklı şekillerde ifade etmeyi sürdüreceğiz. Üstün Fedakârlık Madalyası ve Nişanı takdim programlarımızı illerimizde valilerimiz, yurt dışı misyonlarımızda da büyükelçilerimiz bizi temsilen devam ettireceklerdir. Yerli-yabancı toplam 55 bin kişiye inşallah bu madalya ve nişanları takdim edeceğiz. Tabii burada bir hususun altını çizmemiz gerektiğini de inanıyorum; bugün tevcih ettiğimiz madalya ve nişanlar manevi birer hatıradır, taltiftir. Ülkemiz ve milletimiz adına edilmiş samimi bir teşekkürün ifadesidir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fakat takdir ve taltifin asıl büyüğü, sizlerin depremzedelerimiz başta olmak üzere, 85 milyonun gönlünde edindiğiniz müstesna yerdir. Her biriniz, sergilediğiniz olağanüstü fedakârlıkla adınızı tarihe yazdırdınız. İnanç, köken, dil, kültür farklılıklarına rağmen acımızın, kaderimizin ortak olduğunu bir kez daha gösterdiniz. Ayaza, soğuğa, yağmura ve pek çok imkânsızlığa meydan okuyarak, asrın felaketiyle mücadelemizin sembolleri hâline geldiniz. Kendi hayatınızı tehlikeye atma pahasına, enkazdan çıkardığınız her canla sayısız mucizeye gözyaşları içinde şahitlik etmemizi sağladınız” dedi.

Arama kurtarma ekiplerinin, Türkiye’nin yaşadığı en büyük felakette, yıkıntıların altında sevdikleri kalanlarla birlikte herkese umut aşıladığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Yerli yabancı ekipler olarak çalışmalarınızla hem milletimizin hem bizim hem de sizleri Türkiye’ye gönderen ülkelerin gurur kaynağı olduğunuz. Rabb’im hepinizden razı olsun. Sizlerin eksikliğini bizlere göndermesin. Ne biz ne de binaların altından çekip aldığınız kardeşlerimiz ne de milletimiz sizlerin bu insanüstü gayretlerini hiçbir zaman unutmayacaktır. Bilhassa deprem bölgesindeki vatandaşlarımızın sizleri daima minnetle şükranla hayır duasıyla yâd ettiğini bilmenizi istiyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devlet olarak afetle mücadelenin tüm kahramanlarını övünçle, büyük bir iftiharla ve teşekkürle anmayı sürdüreceklerini söyledi.

Kahramanmaraş merkezli depremlerinin sadece Türkiye’nin değil insanlık tarihinin en yıkıcı doğal afetlerinden biri olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, oldukça geniş bir alana yayılan 11 ili ve 14 milyon vatandaşı derinden sarsan bu depremlerde 50 bin üzerinde kişinin hayatını kaybettiğini belirtti.

Gençleri, ciğerpare evlatları, eli öpülesi anneleri, kamu görevlilerini, işçisinden esnafına, iş adamından sağlıkçısına, çiftçisinden ev hanımına, sporcusundan siyasetçisine kadar nice canı kara toprağın bağrına verdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ardından yaşanan sellerde de 21 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlattı.

“BAZI İL VE İLÇELERİMİZDE NEREDEYSE HASAR GÖRMEYEN BİNA KALMADI”

Depremde ve sellerde hayatını kaybeden tüm vatandaşlara Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Depremde vefat eden kardeşlerimizin, yarın ruz-i mahşerde şehitlerimizle beraber haşrolacağına yürekten inanıyoruz. İnancımıza göre hükmi şehit sayılan bu kardeşlerimize en büyük mükâfatı Rabb’imiz onları cennetiyle, cemaliyle müşerref ederek verecektir. Gerçekten de 6 Şubat depremlerine bizzat maruz kalanlarla, afet sonrasında bölgeye gidenler, şahit olduklarını ‘küçük kıyamet’ ifadesiyle tarif ettiler. Bilim insanları bu felaketi dünya üzerinde, karada meydana gelen en şiddetli sarsıntı olarak tanımlıyor. İlk depremden sonra 47 tanesi 5 ila 6 büyüklüğü arasında toplam 29 bin 600 artçı sarsıntı meydana geldi. Depremin vurduğu bazı il ve ilçelerimizde neredeyse hasar görmeyen bina kalmadı. Depremler sebebiyle bölge genelinde son güncellemelere göre toplam 872 bin bağımsız kısımdan oluşan 311 bina kullanılamaz hâle geldi.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremin hemen ardından yaptıkları ziyaretlerde karşı karşıya oldukları afetin büyüklüğünü kendi gözleriyle gördüklerini dile getirdi.

“TAHRİP OLAN ALTYAPI VE ÜSTYAPIYI YENİDEN ELDEN GEÇİRİYORUZ”

Depremin haberini alır almaz devletin tüm kurumlarını seferber ettikleri gibi 6 Şubat’tan bu yana geçen 79 günlük süreçte de yaraları süratle sarmanın çabası içinde olduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda yaklaşık 3,5 milyon insanımızı, geçici barınma merkezlerinde, kamu tesislerinde ve yurtlarda misafir ediyoruz. Çadırlarının yanı sıra konteynerler ve prefabrik yapılarla barınma sorunlarını çözüyoruz. Bu çerçevede 321 ayrı noktada toplam 781 bin 500 çadırın ve 77 bin konteynerin kurulumunu yaptık. Tahrip olan altyapı ve üstyapıyı yeniden elden geçiriyoruz. Zemin ve diğer etütleri biten yerlerde konutlarımızın temellerini atıyoruz. Bölgedeki 57 bin enkazdan 50 binini kaldırdık. İnşallah Hatay’daki enkazın kalanını da çok kısa sürede tasfiye edeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdiye kadar hane desteği, taşınma ve kira yardımıyla, vefat edenlerin yakınlarına nakdi yardım olarak 28 milyar lira ödeme yaptıklarını dile getirdi.

Bunun dışında çeşitli ayni ve nakdi yardımlarla depremzedelere sahip çıktıklarını, zor günlerinde insanları yalnız bırakmayarak 2 milyon 375 kişiye psikososyal destek hizmeti verdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, her gün 4 milyon kişiye üç kap sıcak yemek dağıttıklarını aktardı.

“DEPREM BÖLGESİNDE 650 BİN YENİ YUVA YAPMAYI PLANLIYORUZ”

Daha önce birkaç kez gittikleri deprem yaşanan illeri ramazan ayı boyunca tekrar tekrar ziyaret ettiklerini, bu ziyaretlerde hem depremde yakınlarını kaybeden, evleri yıkılan hayatları altüst olan vatandaşların acısını paylaştıklarını hem de deprem konutlarının temel atma törenlerini gerçekleştirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “İlk kazmayı depremden sadece 15 gün sonra 21 Şubat tarihi itibarıyla zaten vurmuştuk. Bayramda da yapımı tamamlanan köy evlerimizi hak sahiplerine teslim etmeye başladık. Bu şekilde inşaat süreci başlatılan konut sayısı 113 bini, temeli atılan konut sayısı 47 bini buldu. Deprem bölgesinde 507 bin konut ve 143 bini köy evi olmak üzere toplam 650 bin yeni yuva yapmayı planlıyoruz. İnşallah 319 bin konutu 1 yıl içinde hak sahiplerine teslim edeceğiz. Küçük sanayi bölgelerimizi de 6 bin yeni iş yeriyle ayağa kaldıracağız.”

“TÜM ŞEHİRLERİMİZİ ESKİ İHTİŞAMINA KAVUŞTURANA KADAR DURMAYACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu amaçla kurumlarımızla, belediyelerimizle, sivil toplum kuruluşlarımızla, gönüllülerimiz ve hayırseverlerimizle tam kadro sahadayız. Seçim gündeminden bağımsız olarak 7 gün 24 saat esasına göre deprem bölgesinde çalışıyoruz. Konutuyla, hastanesiyle, kamu binasıyla, tarihî ve kültürel varlıklarıyla, tüm şehirlerimizi eski ihtişamına kavuşturana kadar durmayacağız. Bunun için milletimizden 1 sene mühlet istedik. Nasıl bugüne kadar milletimize verdiğimiz tüm sözleri tuttuysak inşallah deprem bölgesindeki kardeşlerimize de mahcup olmayacağız. Gidenleri geri getiremesek de yaraları tamamen sarıncaya, depremin izlerini tamamen silinceye kadar koşturmaya devam edeceğiz” diye ekledi.

İstiklal şairi Mehmet Akif’in “Yeis öyle bir bataklıktır ki düşersen boğulursun, ümide sarıl, sımsıkı seyret, ne olursun” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Evet biz de millet olarak bu topraklardaki bin yılı aşan varlık yokluk mücadelemizde umudumuzu daima diri tuttuk. İmtihan günlerinin ardından müjdelerle dolu güzel günlerin geleceğine dair inancımızı asla kaybetmedik. Asrın felaketini yaşamış, 50 binin üzerinde canımızı toprağa vermiş olsak da bugün de irademiz, kararlılığımız, zorlukların üstesinden gelme azmimiz tamdır. Depremin izlerini süratle silerken ülkemizin hedeflerinin yıkıntıların altında kalmasına müsaade etmiyoruz. Rabb’imizin sabredenlerin, sabırla nusretini isteyenlerin ve yeniden başlayanların yardımcısı olduğuna tüm kalbimize inanıyoruz. Biz de Rabb’imizin rahmeti ve merhametinden asla ümidimizi kesmiyoruz. Tarih boyunca nice badireyi beraber atlattıysak dost ve kardeşlerimizin de desteğiyle bugünkü zorlukların üstesinden de 85 milyon olarak geleceğiz, buna inanıyoruz. Türkiye Yüzyılı’nı omuz omuza, gönül gönüle vererek inşallah hep beraber inşa edeceğiz. Rabb’im yolumuzu, bahtımızı açık etsin. Her birinize fedakârlıklarınız ve üstün gayretleriniz için tekrar teşekkür ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından madalya ve berat takdim törenine geçildi. Deprem bölgelerinde arama kurtarma faaliyeti yapan 218’i Türk, 116’sı yabancı 334 kişi Devlet Üstün Fedakârlık Madalyası ve Nişanı tevcihine layık görüldü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törene katılan protokol üyeleriyle arama kurtarma kiplerine madalya ve nişanlarını takdim etti, hatıra fotoğrafı çektirdi.

Ekonomi

Türkiye’nin İlk Çift Yakıtlı Römorkörü BOTAŞ İçin İnşa Ediliyor

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Sektörde 55 yıllık tecrübesiyle Türkiye’nin en köklü römorkörcülük teşkilatına sahip BOTAŞ için ülkemizde ilk kez çift yakıt sistemine sahip römorkör inşa ediliyor.

Uzmar Tersanesi tarafından BOTAŞ için inşa edilecek Türkiye’nin ilk çift yakıt sistemine sahip Voith traktör tipi pervaneli römorkörlerin sac kesim töreni 29 Mart 2023 tarihinde Kocaeli Serbest Bölgesi’nde yapıldı.

Tören BOTAŞ Petrol İşletmeleri Bölge Müdürü Mehmet TECİMEN, Uzmar Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı A.Noyan ALTUĞ ve Kocaeli Vali Yardımcısı İsmail GÜLTEKİN’in katılımlarıyla gerçekleşti.

Törende BOTAŞ’ın denizcilik faaliyetleri ile ilgili bilgi veren Mehmet TECİMEN, “BOTAŞ’ın römorkörcülük, kılavuzluk, palamarcılık teşkilatı ve denizde yangın ve kirlilikle mücadele alanında 55 yıllık tecrübeye sahip olduğunu aktardı. TECİMEN, köklü tecrübesiyle denizcilik faaliyetlerini başarıyla sürdüren BOTAŞ’ın filosunda hâlihazırda 14 römorkör bulunduğunu belirtti.

Dünyada sınırlı sayıda bulunan ve ülkemizin ilk Türk bayraklı FSRU gemisi olan Ertuğrul Gazi’nin 2021 yılında Dörtyol Terminalinde faaliyetine başladığını aktaran BOTAŞ Petrol İşletmeleri Bölge Müdürü Mehmet TECİMEN; BOTAŞ’ın enerji arz güvenliğine yönelik geleceğin adımlarını bugünden attığını vurguladığı konuşmasına şöyle devam etti:

“İlklerin adresi bir Kuruluş olarak yine bir ilke imza atacak olmanın mutluluk ve gururunu yaşıyoruz. Ülkemizin ve BOTAŞ’ın sürdürülebilir, teknolojik ve evrensel hedeflerine bir yenisini daha ekleyecek olmanın sevincini yaşıyoruz. Dual-Fuel (çift yakıtlı) olarak inşa edilecek 2 römorkörümüzün ülkemize, denizcilik sektörüne ve BOTAŞ’a hayırlı uğurlu olmasını temenni ederim.”

Yeni Römorkörler Yakıt Olarak LNG de Kullanabiliyor

39 Metre boya ve 15 metre genişliğe sahip römorkörler 12 mil sürat kapasitesi ile BOTAŞ limanlarında hizmet verecek. İnşa edilecek römorkörler; asgari 80 ton çekme gücü, her biri 3.000 kW olmak üzere toplam 6.000 kW gücünde 2 Dual-Fuel (yakıt olarak LNG ve dizel kullanabilen) ana makineye, Voith pervane sistemine ve Fi-Fi1 yangın söndürme kapasitesine sahip olacak. 

Gerçekleştirilecek Römorkör Temini Projesi ile BOTAŞ’ın römorkör filosunun daha da büyütülmesi, gençleştirilmesi, çekiş gücünün artırılması, sürdürülebilir ve çevreci operasyonlar gerçekleştirebilmesi ve ekonomik yakıt kullanımı amaçlanıyor.

Okumaya Devam

Genel

BOTAŞ’a İç Denetim Farkındalık Ödülü

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Türkiye’deki iç denetim profesyonellerinin meslek örgütü olan Türkiye İç Denetim Enstitüsü’nün (TİDE), iç denetimde farkındalık yaratmak amacıyla düzenlediği Farkındalık Ödül Töreni, 11 Mayıs 2023 tarihinde İstanbul’da gerçekleşti.

Bu yıl 13.’sü düzenlenen ödül töreninde, mesleki farkındalığın gelişimi ve yaygınlaşmasına katkıda bulunan ve toplumsal alanda fark yaratan kurum ve kişiler ödüllendirildi.

Uluslararası İç Denetçiler Enstitüsü (IIA) ve Avrupa İç Denetim Enstitüleri Konfederasyonu (ECIIA)’nun temsilcisi olan, 900’den fazla kurumu temsil eden ve 3000’e yakın üyesi bulunan, mesleğin profesyonellerinin yetkinlikleri, finans ve reel sektör şirketleri ile kamu kurum ve kuruluşlarının kurumsal yönetim kalitesi, mesleğin akademik gelişimi için çeşitli hizmetler sunan Türkiye İç Denetim Enstitüsü (TİDE) tarafından; iç denetim alanında öncü kişi ve kurumları takdir etmek amacıyla düzenlenen Farkındalık Ödülleri kapsamında BOTAŞ ödüle layık görüldü.

Enerji sektörünün lider Kuruluşu BOTAŞ, uluslararası geçerliliği bulunan CIA (Certified Internal Auditor) ve CISA (Certified Information Systems Auditor) sertifikalarının alınmasında çalışanlarını destekleyerek sürekli profesyonel gelişim konusuna verdiği önemi aldığı ödülle taçlandırdı.

Bu kapsamda, iç denetim mesleğinin uluslararası standartlar çerçevesinde yürütülmesi kapsamında BOTAŞ, Kurumsal Farkındalık ana kategorisinde Sertifikasyon Farkındalığı Ödülü’ne layık görüldü.

Okumaya Devam

Genel

Akkuyu NGS “Nükleer Tesis” Statüsüne Kavuştu

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, ilk taze nükleer yakıtın gelmesiyle Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin (NGS) “nükleer tesis” statüsüne kavuştuğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in videokonferans yöntemiyle katıldığı Akkuyu NGS İlk Nükleer Yakıt Getirme Töreni’nde konuşan Bakan Dönmez, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği ve kararlılığı sayesinde Akkuyu için ilk imzayı 2010 yılında atmıştık. 2018’de Akkuyu’nun temeline ilk harcı döktük. Şu an 4 reaktörün inşası aynı anda devam ediyor ve bugün nükleer enerji yolculuğumuzda bir mihenk taşını daha geride bırakıyoruz. Akkuyu NGS’ye ilk taze nükleer yakıt getirme töreniyle Akkuyu artık ‘nükleer tesis’ statüsüne kavuşuyor.” ifadelerini kullandı.

Dönmez, nükleer enerjinin Türkiye için artık uzak bir hedef olmadığını ifade ederek, “İçinde bulunduğumuz saha Türkiye’nin nükleer enerji hedefinin ete kemiğe büründüğünün en açık göstergesi. Önümüzdeki yıl nükleer enerjiden elektrik üretmeye de başlıyoruz. Türkiyemizin enerji kaynaklarına bir yenisini daha ekleyerek enerji portföyümüzü de çeşitlendirmiş olacağız.” diye konuştu.

Akkuyu NGS’nin Türkiye Cumhuriyeti tarihinin tek kalemdeki en büyük yatırımı olarak her gün biraz daha yükselmeye devam ettiğini kaydeden Dönmez, “4 reaktör 60+20, toplamda 80 yıl işletme süresi boyunca, 7 gün 24 saat güvenilir, kesintisiz, sürdürülebilir ve çevre dostu olacak. Yıllık elektrik ihtiyacımızın yaklaşık yüzde 10’unu bu tesisten, Akkuyu NGS’den karşılayacağız. Burada üreteceğimiz yıllık 35 milyar kilovatsaat elektrikle yıllık 7 milyar metreküp doğal gaz ithalatı ve 35 milyon ton karbon salımının önüne geçmiş olacağız.” ifadelerini kullandı.

“Akkuyu, Türkiye Yüzyılı’nın yeni nesil enerjisi olacak”

Dönmez, “Türkiye Yüzyılı ile yeni hedeflere yürüyen Türkiye’nin enerjisini uzun yıllar boyunca bu tesis karşılayacak. Akkuyu, Türkiye Yüzyılı’nın yeni nesil enerjisi olacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Bu amaç uğruna büyük bir emek sarf edildiğini vurgulayan Dönmez, “Bugün dünyanın en büyük nükleer güç santrali inşası halihazırda Türkiye’de yükseliyor. Sahada en yoğun dönemde yaklaşık 30 bin kişi görev aldı. Bu rakam, santralin de içinde bulunduğu Gülnar ilçemizin nüfusuna denk bir rakam.” dedi.

Dönmez, Akkuyu NGS’nin 550 bin bağımsız parçadan oluşacağını belirterek, “Burada sadece inşaat değil, elektronik, mekanik, makine ve imalat sanayimiz ve bunların alt dallarıyla birlikte dev bir endüstri çalışıyor. Türkiye’nin yeni enerjisi Akkuyu, yeni nesil enerji teknolojilerinin geliştirilmesinde de öncü bir rol oynayacak.” diye konuştu.

Akkuyu NGS’nin Türkiye için bir elektrik santralinden öte bir anlam taşıdığını ifade eden Dönmez, şunları kaydetti:

“Burası Türkiye’nin gelecekte kuracağı nükleer enerji endüstrisinin de referans noktası olacak. Bu maksatla 317 öğrencimizi Rusya’da nükleer enerji eğitimine gönderdik. Yine buna ilave olarak, Mili Eğitim Bakanlığı bursu ile 500 öğrencimiz daha yurt dışında eğitim görmek için seçildi. Her birinin bilgi ve tecrübesiyle geriden geldiğimiz nükleer enerji yolculuğunda arayı hızlı bir şekilde kapatacağız ve şuna inanıyorum ki enerjinin diğer alanlarında olduğu gibi nükleerde de Türkiye’ye özgü, kendimize özgü yeni teknolojileri geliştireceğiz.”

Nükleer yakıt Rusya’dan hava yoluyla geldi

Rusya’dan önceki gece havayolu ile yüksek güvenlik tedbirleri eşliğinde getirilen uranyum peletlerinden oluşan nükleer yakıt ilk etapta Adana Havalimanı’na getirildi. Burada 3 tıra yüklenen yakıt, ardından kara yoluyla Akkuyu NGS sahasına taşındı. Koruyucu kaplarda taşınan ve radyasyon ölçümleri yapılan uranyum peletleri herhangi bir güvenlik riski taşımıyor.

Türkiye ile Rusya arasında 12 Mayıs 2010’da imzalanan hükümetler arası anlaşma kapsamında Mersin’in Gülnar ilçesine bağlı Büyükeceli bölgesinde yapımı devam eden Akkuyu NGS’nin birinci ünitesinin temeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in videokonferans yöntemiyle katıldığı törenle 3 Nisan 2018’de atıldı.

Bundan 2 yıl sonra, 8 Nisan 2020’de ikinci ünitenin inşasına başlanmasıyla çalışmaların ivme kazandığı projede, üçüncü güç ünitesine ilk beton 10 Mart 2021’de dökülürken, dördüncü ve son ünitenin temeli ise 21 Temmuz 2022’de atıldı.

İnşaat ve montaj çalışmalarının yüzde 40’ı Türk şirketlere ait projede, şimdiye kadar 400’ü aşkın Türk şirketi sahada hizmet sağladı. Türkiye, projenin geliştirme ve işletme aşamalarında Türk şirketlerinin ve Türk çalışanların olmasına büyük önem veriyor.

Bu çerçevede Akkuyu NGS projesinde bazı tesislerin inşaat işlerinin yüklenicisi konumundaki Titan-2 IC İçtaş İnşaat AŞ ortak girişimi, Rus şirketi Concern Titan-2 AŞ ile IC İçtaş İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ’den oluşturuldu. Böylece projenin her safhasında IC İçtaş ve diğer Türk şirketlerinin de katkısının olması sağlandı.

Türkiye için sembol bir proje olan Akkuyu NGS, yerli yüklenici ve sanayicileri desteklerken, Türk işçi ve mühendislerin nükleer teknolojiyle ilgili bilgi birikimlerinin oluşmasına da imkan sağlayacak.

Akkuyu NGS’de ilk ünitenin, yapılacak ön testlerin ve hazırlıkların ardından devreye alınması planlanıyor. Diğer 3 ünitenin de birer yıl arayla faaliyete geçmesi hedefleniyor.

Okumaya Devam

GÜNDEM