Bize ile Bağlan

Türkiye

Mansur Yavaş 4 Yılın Hesabını Verdi

Yayınlanan

üzerinde

Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun katılımıyla gerçekleşen ‘4. Yıl Proje Tanıtım Töreni’nde Ankaralılara seslenen Yavaş, “Şeffaflık, doğruluk, adalet gibi değerler metrelerle ölçülemez, betonlara gömülemez. Sevginin ve güvenin tonajı, dürüstlüğün uzunluğu olmaz” dedi.

 Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, görevde 4’üncü yılını doldurmasının ardından hayata geçirilen ve çalışmaları devam eden 160 projeyi Başkentlilere tanıttı.

Atatürk Spor Salonu’nda düzenlenen 4. Yıl Projeleri Tanıtım Töreni’ne; Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ile çok sayıda siyasi parti temsilcisi, milletvekilleri, belediye başkanları, ABB bürokratları ve Başkentliler katıldı.

 YAVAŞ: “SEVGİNİN VE GÜVENİN TONAJI, DÜRÜSTLÜĞÜN UZUNLUĞU OLMAZ

Başkentlilerin alkışları eşliğinde sahneye çıkarak hazırlanan sunum eşliğinde konuşmasını gerçekleştiren Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, “Bugün buraya, geride bıraktığımız 4 yılımızı anlatmak için bir araya geldik, hesap vermeye geldik” diyerek sözlerine başladı.

Ankara’da şeffaf, hesap verebilir ve katılımcı bir yönetim anlayışı benimsediklerini vurgulayarak konuşmasını sürdüren Yavaş, kentin yönetim anlayışını değiştirdiklerini de belirterek şunları söyledi:

4 yıldır Ankara’da beton arıyorlar. İcraatı dökülen betonlar zannedip bize duyulan güveni anlamıyorlar. Ben anlatayım: şeffaflık, doğruluk, adalet gibi değerler metrelerle ölçülemez, betonlara gömülemez. Sevginin ve güvenin tonajı, dürüstlüğün uzunluğu olmaz. Hatırlarsınız, ‘sosyal yardımları kesecekler’ demişlerdi. Biz bu yardımları kimseyi rahatsız etmeden çağdaş bir hâle getirdik. Türkiye’de en kapsamlı şehir kartı olan Başkent Kart’ı kentimize kazandırdık. Hemşehrilerimizi herkesin önünde gıda kolisi vermek suretiyle rencide eden sistemi kökten değiştirdik. Artık hemşehrilerimiz desteklerini bir elin verdiğini diğer el görmeyecek şekilde alıyor. Gösteriş yok, dayatma yok, rencide etmek yok, bir tüccarı zengin etmek yok. Verilen destekler Ankara’daki tüm esnaflardan harcanabiliyor. İşte bu, bir şehrin baştan aşağı dayanışma projesidir. İşte bu, bizim en büyük projemizdir. Şimdi de Aile Bakanlığından yardım alan vatandaşları korkutma politikası izliyorlar. ‘Yardımlarınız kesilir’ diyorlar. Hiç kimse merak etmesin. Bizler Belediyelerimizde nasıl bu destekleri artırarak sürdürdüysek, 15 Mayıs’tan sonra Türkiye’de de yardımlara aynen devam edeceğiz.

 “ANKARA ARTIK BİRLİK VE BERABERLİĞİN KENTİ”

Ankara artık rant kulelerinin değil, saydamlığın kenti. Ankara artık ayrıştırmanın değil, umudun kenti. Ankara artık ‘sen anlamazsın’ diyenlerin değil, ‘ortak akıl’ diyenlerin kenti. 6 milyon hemşehrimizle Ankara artık birlik ve beraberliğin kenti diyerek konuşmasını sürdüren Yavaş, Bu zihniyet değişimini bizler tek başımıza başaramazdık. Büyük dönüşümler, ortak ve güçlü bir irade ile gerçekleşir. 25 yıl alışılan düzenin değişmesi, bu iradenin eseridir. Bu iradeyi ortaya koyan tüm Ankaralılara teşekkürlerimi bir kez daha ifade etmek istiyorum” dedi.

 “BUNUN ADI VAAT DEĞİL, İCRAATTIR”

Geçen dört yıllık sürede pandemi olduğunu hatırlatan Yavaş, “Sel oldu, yangın oldu, deprem oldu. İşte bu büyük dönüşüm sayesinde Ankara Büyükşehir Belediyesi, ‘beni görün, beni duyun’ diyen her bir vatandaşının yanına ‘ben buradayım’ diyerek koştu. Hemşehrilerimiz bu zor zamanlar için destek istedi, destek verdik. Pandemide tüm dünyada yankılanan işlere imza attık. Yurt sorunu yaşayan binlerce öğrencimize kucak açtık. Esnafımıza can suyu olacak projeler yaptık. Bir Belediye insanın doğumundan vefatına kadar ona en yakın olan devlet kurumudur. Bu anlayışla, daha doğum gerçekleşmeden SMA testi yaptık. Küçük yavrularımıza çocuk tarama testleri yapıyoruz. Eğitimde eşit fırsatlara sahip olsunlar diye öğrencilerimize servis ücreti, kırtasiye ücreti, kantin ücreti ödemeye başladık. Dün Sayın Cumhurbaşkanı üniversite öğrencilerine 10 GB internet vereceklerini vadetti. Pandemi döneminde, çocuklar eğitimlerinden mahrum kaldıklarında bile veremediler. Biz devreye girdik, internete erişim sıkıntısı yaşayan 74 bin öğrencimize 9 ay boyunca 10 GB ücretsiz internet desteği sunduk. 928 köyümüzde, EGO otobüslerimizde ve 73 meydanda sınırsız internet hizmetine devam ediyoruz. Metrolarda internet hizmeti sunmak için de izin bekliyoruz. İşte bunun adı vaat değil, icraattır” diye konuştu.

ONLAR GÜLÜMSEDİKÇE ÜLKEMİZE BAHAR GELİR

Başkentin dört bir yanında vatandaşların öncelikli ihtiyaç ve taleplerine göre hayata geçirdikleri projeleri anlatan Yavaş, şöyle konuştu:

“Dünyanın gelecekteki en büyük problemlerinden olan protein arayışına şimdiden müdahale ettik. Annelerin yüzü gülsün diye 200 bin aileye her ay et ve süt, babaların başı öne eğilmesin ve çocuklar üşümesin diye doğal gaz desteği verdik. Evet… İktidar doğal gaz desteği vaadinde bulunadursun… Biz 2 yıldır 200 bin ailemize kış aylarında doğal gaz desteği vermeye devam ediyoruz. Ankara’da önceki dönemde hiç kreş açılmamıştı, yeni kreşler açtık. Evlatlarımızın YKS, LGS, KPSS ücretlerini ödedik, kurslar verdik. Öğrenci abonmanı ile uygun fiyatlı ulaşım, öğrenci evlerine yüzde 50 indirimle uygun fiyatlı su temini sağladık. Ankara’da yine daha önce hiç olmayan teknoloji merkezlerini faal hâle getirdik. Çubuk E-Spor merkezimizi açtık, şimdi dört adet daha e-spor merkezimizi tamamlıyoruz. İstiyoruz ki önce dedesi yardım almış sonra babası yardım almış evlatlarımız artık yardıma muhtaç olmadıkları bir gelecek yaşasınlar. İstiyoruz ki bu kentte kimse yatağa aç ve açıkta girmesin; hiçbir gencimiz imkânsızlıklar nedeniyle ülkemizden göç etmek zorunda kalmasın. İstiyoruz ki çocuklarımız protein alamadıklarından dolayı hastaneye düşmesin, okulda kantin alışverişi yapamadıklarından dolayı öğrenme kapasiteleri eksik kalmasın. Çünkü onların yüzüne kan geldikçe, ülkemize can gelir; onlar gülümsedikçe ülkemize bahar gelir.

 “PARA HIRSIYLA GÖZÜ DÖNMÜŞ MÜTEAHHİTLERE DEĞİL, ANKARA HALKINA HİZMET EDİYORUZ”

Bizim projelerimiz içerisinde Aile Merkezleri var. Kreşler, yüzme havuzları, yeşil alanlar var. Esnaflar için yeni ekmek kapıları, gençler için yeni kütüphaneler var. Yıllardır “görünmez” diye yapılmayan ve ihmal edilen altyapı çalışmaları, tarihi Ankara yapıları var” sözleriyle açıklamalarını sürdüren Yavaş, hayata geçirilen projelerden de örnekler verdi. Yavaş, şöyle devam etti:

Bakınız, Ankara’da asbestli, yani kanserojen su boruları vardı.  Göreve geldik, Ankara’da asbestli boru kalmadı. Mamak Gölbaşı İçme Suyu Hattı’nı yaklaşık 250 milyon lira maliyetle tamamladık. Hattın projesi 2007 yılında tamamlanmış ama 13 yıl boyunca çivi bile çakılmamıştı. Şimdi 650 bin hemşehrimiz bu hattan sağlıklı ve kesintisiz içme suyuna kavuştu. Daha büyüğünü bu sene içerisinde 30 yıldır su sorunu yaşayan Polatlı’da da 1 milyar 600 milyon lira maliyetle tamamlayacağız. Amacımız çare üretmek. Amacımız Ankara için, ülkemiz için üretmek. Şimdi de Kahramanmaraş tarımının kalkınması için projeler hazırlıyoruz. Çok yakında bunu da kamuoyuyla paylaşacağız. Biz para hırsıyla gözü dönmüş müteahhitlere değil, Ankara halkının ta kendisine hizmet ediyoruz, etmeye de devam edeceğiz.

“HAVAALANI METROSUNU VERİN BİZE”

Açılışı yapılan Keçiören-AKM-Kızılay Metrosu ile ilgili de açıklamalarda bulunan Mansur Yavaş, şunları kaydetti:

“Buradan Ankara halkına sesleniyorum: Yeni açılan Keçiören-AKM-Kızılay Metrosunun da parasını Ankara Büyükşehir Belediyesi ödeyecek. Parayı veren biziz ama “metro yapmadı” diye eleştirilen de biziz. Havaalanında metro olmayan tek Avrupa Başkentinin yöneticisi olarak size açık çağrı yapıyorum. Havalimanı metrosunu verin bize. Biz yurt dışından kredi bulup 15-20 yılda geri ödeyecek şekilde derhal yapımına başlayalım, size teşekkür edip Ankara halkına armağan edelim. Yine buradan, Keçiörenli hemşehrilerime sesleniyorum. Belediyemizin Keçiören Fatih Köprüsü’nün yenilenmesi adına yaptığı proje için bölgede bulunan Ankara Üniversitesi Rektörlüğü ile anlaşma sağladık. Ancak protokol 1 yıldır üniversite yönetiminin imzasını bekliyor. Ayrıca, Ankara’nın nüfusu özellikle deprem felaketinden sonra hızla artmaya başladı. Trafik sorunu yaşanmaması adına Eskişehir Yolu – Sabancı Bulvarı – Ankara Bulvarı – İstanbul Yolu – Batı Bulvarı ve OSTİM 100. Yıl Bulvarını birbirine bağlayacak olan Anadolu Bulvarı alternatif yol projemize hemen başlamak istiyoruz. İzin ve protokol süreci Milli Savunma Bakanlığından onay bekliyor. Hallaçlı’da 35 bin dairelik konut projemiz de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda Kentsel Dönüşüm Sınırı Onayı bekliyor. Bu onay gelir gelmez de konutlarımıza başlayacağız. Daha önce sözünü verdiğimiz konut projelerinin de temelini önümüzdeki günlerde atacağız.”

 DOĞUDAKİ VATANDAŞIMIZIN SORUNU DA AYNI, BATIDAKİ VATANDAŞIMIZIN DA

Konuşmasında depremzede esnafa destek olunması amacıyla düzenledikleri Malatya Dayanışma Günleri’nden de bahseden ABB Başkanı Mansur Yavaş, Türkiye gündemine dair şu açıklamalarda bulundu:

2019 seçimlerinden öncede; İstanbul kaybedilirse, Ankara kaybedilirse; ‘Mekke düşer’ dediler. ‘Kudüs elden gider’ dediler. ‘Uçurumdan önceki son çıkış’ dediler. ‘Zillet bela, Cumhur beka’ dediler. Hatta daha da ileri gidip ‘Mursi mi Sisi mi’ dediler. Ama bizler seçimi kazandıktan sonra ne Mekke düştü ne Kudüs elden gitti. Ne uçuruma yuvarlandık ne de beka sorunumuz oldu. Kendisi de Mursi’den vazgeçip Sisi ile el sıkıştı. Bakıyoruz, Kandil’den ve PKK’ya yakın bazı isimlerden iktidarın değirmenine su taşıyan, seçimi etkileyen açıklamalar gelmeye devam ediyor. 2019 seçimlerinden öncede böyleydi, yine başladılar. Bununla yetinmezlerse, kendilerinden yine bir TRT performansı ve mektuplar bekliyoruz! Ancak ne yaparlarsa yapsınlar milletimiz gerçeği görüyor. Biz hem PKK’nın seçimlere yönelik yaptığı amacı belli olan açıklamaları hem de bu açıklamaları kullanarak bizi terörle iş birliği için de göstermeye çalışan iktidarın kirli ithamlarını reddediyoruz. Bu ülkede 85 milyon vatandaşımız yaşıyor. Doğudaki vatandaşımızın sorunu da aynı, batıdaki vatandaşımızın da. Trabzon’un da sorunu aynı Manisa’nın da. Akdeniz’in sorunu da aynı Marmara’nın da. Türk milleti, tarihi boyunca tüm sorunları çözme iradesini her zaman göstermiştir. İşte şimdi, bu sorunları çözme zamanı gelmiştir.

 “SORUNLARI 14 MAYIS’TA HEP BİRLİKTE ÇÖZECEĞİZ”

Kimseyi ayırt etmeden çalışmalarına devam edeceklerinin altını çizen Yavaş, Belediyelerimizde biz kimseyi ayırt etmeden tüm sorunların üstesinden geldik. Kimsenin kimliği, düşüncesi, hayata bakışı ve siyasi penceresi ile ilgilenmedik. İşte Belediyelerimizde başardığımız bu çalışmayı şimdi tüm Türkiye’de yayacağız. İnanıyorum ki ülkemizdeki işsizlik, kira ücretleri, enflasyon, pahalılık, yoksulluk, yolsuzluk, hukuk, liyakat ve israf sorunlarını 14 Mayıs’ta hep birlikte çözeceğiz. Ülkemiz için kader seçimi gördüğümüz bu seçimi bir anlamda 85 milyonun huzuru; dostça, kardeşçe, refah içinde yaşama fırsatı olarak değerlendiriyoruz. Bizler ne PKK’nın ne Kandil’in ne de herhangi bir terör örgütünün bu temiz amacımızı kirletmesine müsaade etmeyiz. Bizim mücadelemiz, ülkemizin bütünlüğüne ve demokrasimize kast eden herkese karşı verdiğimiz bir mücadeledir. Amacımız ülkemizin bütünlüğünü tehdit eden bu tahribatı durdurmak, hukuka dönüşün zeminini oluşturmak ve toplumsal bütünlüğü sağlamaktır” diye konuştu.

 BİZLERİN VATANSEVERLİĞİNİ KİMSE TEST EDEMEZ

ABB Başkanı Yavaş, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

Yine korku, nefreti iftira siyasetine devam ediyorlar. Biz gidersek ‘TOGG projesi yarım kalır’, biz gidersek ‘İHA’lar SİHA’lar üretilmez’ diyorlar. Devletlerin güvenlik politikaları, milli politikalardır. Hangi hükümet gelirse gelsin milli politikalar devam eder. Merak etmeyin! Biz sizin demenizle vatansever olmadığımız gibi yine sizin demenizle terör iş birlikçisi de olmuyoruz. Bizlerin vatanseverliğini kimse test edemez. Bizim aramızda bölücü diye ifade edilen bir tek parti yok. Ama sizin kendi listelerinizde ‘özerlik ve federasyon referandumu yapılmalı’, ‘Türk Bayrağı ismi bana problemli geliyor’, ‘Türk milleti tanımı kaldırılmalı’ diyen partiler var. Buradan büyük Türk milletine sesleniyorum: Onlar bunları yaparken T.C. yazısını belediyelere biz geri getirmedik mi? Milli bayramlarımızı hakkıyla biz kutlamadık mı? Ankara’da, İstanbul’da ve tüm belediyelerimizde şeffaf bir yönetime kavuşmadık mı? Ülkemizi Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’e yakışır, dünya devletleriyle yarışır bir hâle hep birlikte getireceğiz.

 KILIÇDAROĞLU: “O İZİN VERİLMEYEN BELGELERİN TAMAMINA CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI MANSUR YAVAŞ OLARAK İMZA ATACAKSINIZ”

Törende konuşan Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ABB Başkanı Mansur Yavaş’a çalışmalarından dolayı teşekkür ederek, şunları söyledi:

Başkan konuşurken ‘Hesap vermeye geldik’ dedi. Ne kadar özlemişiz değil mi? Toplanan her kuruşun hesabını milletine vermek ve o onuru yaşamak… Her demokraside olması gereken temel bir kural… Birisi gelip de bizlere sizin paranızı şuralara şu şekilde harcadık, miktarı şuydu, ihaleleri şöyle yaptım ve kamuya açık yaptım istediğiniz zaman izleyeceksiniz diye halkına hesap veriyor. İşte demokrasi budur… İşte Türkiye’nin kurtuluş yolu budur. Birlikte yapacağız. Verilen mücadeleler, önlerine çıkarılan engeller, o engelleri aşmak için gösterilen çabalar. Bunların tamamı her yerde konuşuluyor. Siz de cumhurbaşkanı yardımcı olacaksınız… O izin verilmeyen belgelerin tamamına Cumhurbaşkanı Yardımcısı Mansur Yavaş olarak imza atacaksınız. Baharı getirecek olan sizlersiniz sevgili gençler. Bu ülkeye baharı, barışı, huzuru, bereketi ve zenginliği getireceğiz. Bu topraklarda hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek hepinize söz veriyoruz.

 AKŞENER: “MANSUR BEY’İN PROJELERİNİ; MUTLU OLARAK, GURUR DUYARAK İZLEDİK”

Konuşmasında Mansur Yavaş’a projeleri için teşekkür eden İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de Sosyal belediyecilik neymiş, hırsızlık yapmadan vatandaşa ulaşmak neymiş; çalmadan, çırpmadan insanlara el uzatmak neymiş, lütuf değil hizmet etmek neymiş; insan kayırmadan, ayıya dayıya ihtiyaç kalmadan her gence ulaşabilmek… Her aç ve açıkta kalan aileye, devletin borcudur açı doyurmak çıplağı giydirmek, açıkta kalana ev vermek ısıtmak gıdasını vermek… Ama bunu başkalarının gözünün içine göstere göstere yapmadan sosyal belediyecilik neymiş gösteren hizmetlerini Mansur Bey’in ağzından dinledik. Bir taraftan eli kolu bağlanmış, bir taraftan borç ödemiş, bir taraftan da inanılmaz projeleri hayata geçirmiş. Bizzat ben şahidim. Çünkü derin yoksulluk yaşıyoruz. Evlerde Mansur Bey’in elini, kartlarını ve doğal gaz için gönderdiği o kartları gördüm. Çocuklarına et alabilmek için, süt alabilmek için o kartları kullanan annelerin gözyaşları arasında teşekkürlerini gördüm. Ağrı’da olup, Kars’ta olup, Diyarbakır’da olup, Urfa’da olup yani doğduğu yerler orası olup buraya gelmiş, burada yaşayan o annelerin memleketlerinde kendi annelerine gözyaşları içinde anlattıklarını ve Mansur Başkan’a nasıl teşekkür edildiğini gördüm. ‘Ayağına taş değmesin’ diyen Ağrılı anneler gördüm. Demek ki bütün her şey bize atılan iftiraların hepsi yalanmış, dolanmış” diye konuştu.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ise, “Ben Mansur Yavaş’ı dinledikten sonra bunun üzerine ekleyecek bir söz bulamıyorum. Kendisini tebrik ediyorum. Hakikaten çok büyük ve önemli projelere imza atmışlar. Eğer elleri tutulmasaydı ben eminim ki çok daha büyük projeleri bu geçmiş 4 sene zarfında gerçekleştirmiş olacaklardı” dedi.

Ekonomi

Enerji Bakanı Dönmez: Gabar’daki Petrol Türkiye’nin Makûs Talihini Yenecek

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Türkiye’nin günlük petrol üretiminin 5 yıl önce 40-50 bin varil, geçen sene 80 bin varil olduğunu belirterek, “Bu son sahayla (Gabar Dağı) birlikte birkaç yıl içinde ilave 100 bin varil daha üretim imkanına kavuşmuş olacağız. Böylece yıllık üretimimiz, tüketimimizin neredeyse yüzde 20’sini, belki bir miktar fazlasını karşılayabilir hale gelecek.” dedi.

Eskişehir’de, Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi ve Anadolu Üniversitesi işbirliğiyle düzenlenen İç Anadolu Kariyer Fuarı’na katılan Dönmez, Karadeniz’deki doğal gaz ve Şırnak Gabar Dağı’ndaki petrol keşiflerine ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Karadeniz’deki keşfi açıklarında birilerinin inanmadığını, aşamaları geçtikçe inananların sayısının arttığını dile getiren Dönmez, “Karada da en son yaktık, sisteme de bu ay içinde veriliyor. Bir yandan da Sayın Cumhurbaşkanı’mız vatandaşlarımıza açılışta iki müjde vermişti. Birisi 25 metreküp mutfak kullanımlarının bir yıl süreyle bedavaya verilmesi, diğeri de ilk bir ayda tüm faturaların karşılanması. Faturalar gitmeye başladı. Orada tüketim değerleri yazıyor ama ‘sıfır’ bedel, ‘Karadeniz gazımız hayırlı olsun’ şeklinde. Son derece olumlu geri dönüşler de alıyoruz.” ifadesini kullandı.

“Bu son yıllardaki gelişmeler ithalatımızı önemli ölçüde azaltır”

Bakan Dönmez, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından, Gabar Dağı’nda keşfedilen yeni petrol rezervinin duyurulmasının ülkede heyecanla karşılandığını söyledi.

Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını kıracak, azaltacak müjdelerin peşi sıra gelmeye başladığını vurgulayan Dönmez, şöyle devam etti:

“Bu niçin oluyor? Sayın Cumhurbaşkanı’mızın elbette bu projenin arkasında kararlı şekilde durması, ekibimizin bu işe adanması ve inanması. Arayınca da çalışınca da Mevla’m nasip ediyor. Hakikaten son derece sevindirici anlar ve günler yaşıyoruz. 5 yıl önce bizim petrol üretimimiz günlük 40-50 bin varil bandındaydı. Geçtiğimiz yılı 80 bin varille kapattık. Bu son sahayla birlikte birkaç yıl içinde ilave 100 bin varil daha üretim imkanına kavuşmuş olacağız. Böylece yıllık üretimimiz, tüketimimizin neredeyse yüzde 20’sini, belki bir miktar fazlasını karşılayabilir hale gelecek. Bizim ithalatta en önemli kalemlerimizden biri, enerji ithalatı; petrol ve doğal gaz. Bu son yıllardaki gelişmeler ithalatımızı önemli ölçüde azaltır. Cari açığımıza son derece pozitif katkısı olacak. Sadece geçtiğimiz yıl 95 milyar dolarlık enerji ithalatı vardı, petrol ve doğal gaz olmak üzere. Ne kadar fazla üretirsek, yurt dışına ödeyeceğimiz döviz de o kadar azalacaktır.”

Dönmez, Gabar’daki kuyuya şehit öğretmen Şenay Aybüke Yalçın’ın isminin verildiğini hatırlattı.

Geçen yıl da yine Gabar’daki bir kuyuya şehit Esma Çevik’in adını verdiklerini anlatan Dönmez, “Bu şehitler bizim kamu görevlilerimiz. Çalışırken şehit olmuşlardı. Onların adını o sahalar faaliyet gösterdiği müddetçe hatıralarımızda yaşatmak için bu sahalara verdik.” diye konuştu.

Bu keşfin, Türkiye’nin enerjideki “makus talihini” önemli ölçüde değiştireceğini kaydeden Dönmez, “Çünkü o sahada bizim daha arayacağımız birçok bölge var. Neden oraya giremedik yıllarca? Terör vardı, terör nedeniyle oralara giremiyorduk. Belki de terörün olma nedenlerinden biri bu. Şimdi terörden arındırıldıkça o bölgelerde aramalarımıza, araştırmalarımıza hız vereceğiz.” diye konuştu.

Nükleer enerjiyle ilgili çalışmalar

Bakan Fatih Dönmez, Mersin’deki nükleer güç santraline nükleer yakıtı getirdiklerini, söz konusu santralin nükleer tesis statüsünü kavuştuğunu anımsattı.

Tesisteki 4 ünite devreye girdiğinde, ülkenin elektrik tüketiminin yüzde 10’unu karşılayabilecek kabiliyette olduğunu aktaran Dönmez, şunları kaydetti:

“Maalesef nükleer teknoloji sahip olmadığımız, bir türlü gerçekleştiremediğimiz bir alandı. Konuyu sadece enerji bağlamında da görülmemek lazım. Farklı alanlarda da nükleer teknoloji kullanılıyor, özellikle sağlık alanında. Nükleer tıp, gerek görüntüleme, gerek teşhis ve tedavide bu tip süreçlerde de yoğun olarak kullanılıyor. Mühendislerimiz, uzmanlarımız artık bu alanlarda da kendilerini geliştirebilecek, araştırmalar yapabilecek noktaya doğru gidiyor. Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) bünyesinde Nükleer Araştırma Enstitümüz var. Orada gerek özel araştırmalarında, denemelerde kullanılacak teçhizatı ve alt yapıyı kurduk gerekse tıp alanındaki ihtiyaçlarımızı karşılamak üzere proton hızlandırıcımız var. Onunla birtakım AR-GE çalışmalarımızı yapıyoruz. Üniversitelerimiz yoğun bir şekilde kullanıyor. Zaman zaman özel sektörden talepler geliyor.”

Yeni müjdelerin gelebileceğini vurgulayan Dönmez, “Çalışmalarımızı ilerliyor. Netice aldıkça elbette yeni müjdelerimiz gelecek. Vatandaşlarımızın bizi izlemesi lazım. Bizi izlemeye devam edin.” dedi.

Okumaya Devam

Genel

ÇOĞUNLUĞU DEPREM BÖLGESİNDE 22 YENİ İDARE MAHKEMESİ KURULDU

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Adalet Bakanlığı, 12 ilde 22 yeni İdare Mahkemesi kurulmasına karar verildiğini açıkladı.

Adalet Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, 2576 Sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun uyarınca kurulan yeni İdare Mahkemelerinin kurulacağı iller ve sıra numaraları şöyle:

Malatya’da 3 ve 4. İdare Mahkemeleri

Adana’da 4 ve 5. İdare Mahkemeleri

Adıyaman’da 2,3 ve 4. İdare Mahkemeleri

Diyarbakır’da 5. İdare Mahkemesi

Gaziantep’de 4 ve 5. İdare Mahkemeleri

Hatay’da 4, 5 ve 6. İdare Mahkemeleri

İstanbul’da 17 ve 18. İdare Mahkemeleri

İzmir’de 8. İdare Mahkemesi

Kahramanmaraş’da 2, 3 ve 4. İdare Mahkemeleri

Muğla’da 4. İdare Mahkemesi

Osmaniye’de 2 ve 3. İdare Mahkemeleri

Şanlıurfa’da 4 ve 5. İdare Mahkemeleri.

Deprem davaları için mi kuruldu?

Yeni kurulan 22 idare mahkemesinin büyük bölümünün 6 Şubat depremlerinin yıkıma uğrattığı deprem illerinde kurulması dikkat çekti.

Bu durum, deprem sonrası ortaya çıkan hak sahipliği ve mülkiyet sorunları, idareye karşı açılacak tazminat ve yürütmeyi durdurma davalarının büyük yoğunluk oluşturacağına da işaret ediyor. (Haber: volthaber)

Okumaya Devam

Gündem

MALATYA’DA YÜZBİNLERCE İNSAN ÇADIRDA YAŞIYOR AMA BELEDİYE BAŞKANI GÜRKAN’IN DERDİ MAKAM ARACI

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Şubat ayında meydana gelen depremlerde adeta yerle bir olan ve yüzbinlerce insanın çadırkentlerde yaşadığı Malatya’da, Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan, yeni makam aracı olarak, yaklaşık 1,5 milyon TL değerindeki TOGG satın almanın ve bundan sonra makam aracı olarak TOGG kullanacak olmanın büyük mutluluğunu yaşıyor.

Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan, makam aracı galerisine bir de TOGG eklediğini büyük bir müjde gibi açıklayarak, “Bu aracımızı Büyükşehir Belediyesi makam aracı olarak kullanacağız. “Huzurlu bir şekilde Malatya’mıza ve insanımıza hizmette kullanmak nasip olur inşallah” dedi.,

Selahattin Gürkan, Malatya Büyükşehir Belediyesi önünde düzenlenen törenle, yeni makam aracı TOGG’un direksiyonuna geçti ve törendeki vatandaşlara kornayla iletişim kurdu.

Konuyla ilgili olarak malatya.bel.tr’de yapılan açıklama şöyle:

“Türkiye’nin ilk Yerli ve Milli otomobili TOGG Malatya Büyükşehir Belediyesi makam aracı oldu. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan, makam aracı olarak kullanacağı Türkiye’nin yerli ve milli aracı TOGG’u teslim aldı.

2017 yılında Yerli ve Milli aracın yapılacağının Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından duyurulmasının ardından sipariş veren kamu kurum ve kuruluşlarıyla birlikte belediyeler arasında yer alan Malatya Büyükşehir Belediyesi, ilk aracını teslim aldı. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan’ın makam aracı olarak kullanacağı TOGG, Başkan Gürkan tarafından teslim alındı.

TOGG’u teslim alan ve sürüş deneyimini yaşayan Başkan Gürkan, Türkiye Yüzyılı için yerli ve milli bir araç olan TOGG’un farklı bir sürüş keyfi verdiğini belirtti. Başkan Gürkan, yapılan teknolojik atılımlarla birlikte yerli ve milli markaların Türkiye’nin oyun kuran bir devlet haline geldiğinin göstergesi olduğunu söyledi.

Yerli ve Milli aracın kendilerini gururlandırdığını belirten Başkan Gürkan yaptığı açıklamada, “Yerli ve Milli aracımızın olması bizi gururlandırdı, onurlandırdı. Ülkemizi gururlandırdı. Bu gelişme ile birlikte bizde bu dünyada teknolojik gelişmelerde varız dedik. Hürkuş ile başlayan Nuri Demirağ’la başlayan daha sonra inkitaya uğrayan çok partili döneme geçtikten sonra devrim arabasıyla devam eden 1960’lardan sonra bazı entrikalarla üretimine ara verilen ve üretilmeyen yerli araçlar Cumhurbaşkanımız liderimiz Sayın Recep Tayyip Erdogan’ın 5 şirkete talimat verip artık bu konuda yerli ve milli bir aracın yapılması noktasındaki vizyonu ve ufku ile birlikte Türk müteşebbisinin harekete geçmesini görüyoruz. 2002 yıllarından sonra başlayan bu süreç 2007 yıllarında ayrı bir ivme 2015 yılından sonra daha hızlı bir ivme yakalamış ve 2023 yılında Cumhuriyetimizin 100. Yılında Cumhuriyetimize yakışan yerli ve milli bir otomobil üretilmiştir.  

Yerli ve Milli bir otomobil versiyon olarak 2035 yılının ötesi düşünülerek üretilmiş bir versiyon. Fosil yakıtların 2035 yılından sonra kullanımının yasak olması artık mazot, benzin ve benzeri yakıtları kullanan araçların daha sonraki süreçte kademeli olarak trafikten men edileceğini düşünürseniz bu versiyon 2035’in ve daha yukarı bir vizyonun üzerine hazırlanmış bir tasarımdır. Bu tasarımı yapan Türk mühendis ve teknik elemanlarımıza bu vizyonu Türk mühendis ve teknik elemanlarına gösteren Sayın Cumhurbaşkanımıza bu vizyonu yerine getiren müteşebbis iş insanlarımıza teşekkür ediyorum. İnşallah yerli ve milli aracımız TOGG’a bundan sonra Türkiye’nin ve Malatya’nın yollarında kazasız belasız seyirler temenni ediyorum. Allah hayırlı etsin. Bu aracımızı Büyükşehir Belediyesi makam aracı olarak kullanacağız. Huzurlu bir şekilde Malatya’mıza ve insanımıza hizmette kullanmak nasip olur inşallah.

İnşallah yarın Bayraktar ile birlikte, Kızılelma ile birlikte Roketsan’ın üretmiş olduğu roketler ile birlikte SİHA-İHA ile birlikte, TCG Anadolu ile birlikte Uçak gemilerimizle birlikte Türkiye artık dünyada bende buradayım diyen piyon olarak değil oyun kuran bir ülke konumuna geldi. Bu duruma gelmesinde bu vizyonu bize gösteren başta Sayın Cumhurbaşkanımıza, Sanayi ve Teknoloji Bakanımıza, Bakanlarımıza, müteşebbislerimize ve teknik adamlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum. Türk Devletine ve Milletine hayırlı olsun. İnşallah bu yeni bir başlangıç olur uzayda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği ileri hedef noktasında ‘İstikbal göklerdedir’ anlayışı içerisinde muasır medeniyetin üzerine çıkmak dileğiyle” şeklinde konuştu.  

Büyükşehir Belediyesi önünde sergilenen Yerli ve Milli aracımız TOGG’a ilgi gösteren vatandaşlar fotoğraf çektirmeyi de ihmal etmediler”

Okumaya Devam

GÜNDEM