Bize ile Bağlan

Teknoloji

Türkiye’nin Elektrikli İlk Ticari Aracı ‘E -Transit’ Hattan İndi

Yayınlanan

üzerinde

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Türkiye’nin otomotiv sektöründe, dünyadaki en büyük 14 üreticiden biri olduğunu belirterek, “Ciddi bir üretim kapasitemiz var. Sektör pandemiye ve savaşa rağmen dalgalanmalar olsa dahi pozitif görünümünü sürdürüyor. Bu olumlu atmosferin de etkisiyle giderek büyüyecek olan elektrikli araç pazarından aslan payını almaya biz Türkiye olarak talibiz.” dedi.

Bakan Varank, Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde bulunan Ford Otosan Kocaeli Fabrikaları’nda düzenlenen Türkiye’nin ve Ford’un Avrupa’daki İlk Tam Elektrikli Ticari Aracı E-Transit’in Hattan İniş Töreni’nde konuştu. Türk otomotiv sanayisi için önemli bir güne şahitlik ettiklerini vurgulayan Varank, 10 yıla yayılan büyük bir vizyonun ilk adımlarından birinin, Ford Otosan tarafından Avrupa pazarına ihraç edilecek E-Transit’in ilk aracının üretim bandından indiğini kaydetti.

18 BİN İSTİHDAM

Yüzde 100 elektrikli ticari araç yatırımıyla Ford Otosan’ın üretim kapasitesinin 455 binden 650 bine çıktığına işaret eden Varank, “Böylelikle Ford Otosan Avrupa’nın ticari araç üretim üssü unvanını taçlandırmış olacak. İhraç edilecek bu araçlar ihracat şampiyonu unvanını da perçinleyecek. Yan sanayide ortaya çıkacak 15 bin kişilik ilave istihdamla birlikte 18 bin vatandaşımıza yeni iş imkanı oluşacak.” ifadelerini kullandı.

14 ÜRETİCİDEN BİRİYİZ

Varank, 2030 yılına gelindiğinde, dünyadaki elektrikli araç satışlarının, tüm satışların yüzde 30’unu aşmasının beklendiğini, ayrıca otonom ve bağlantılı araçlardaki teknolojik gelişimin de süratle devam ettiğini dile getirdi. Türkiye’nin mevcut altyapı ve nitelikli insan kaynağıyla otomotivdeki potansiyelinin oldukça yüksek olduğuna dikkati çeken Varank, “Halihazırda dünyadaki en büyük 14 üreticiden biriyiz. Ciddi bir üretim kapasitemiz var. Sektör pandemiye ve savaşa rağmen dalgalanmalar olsa dahi pozitif görünümünü sürdürüyor. İşte bu olumlu atmosferin de etkisiyle giderek büyüyecek olan elektrikli araç pazarından aslan payını almaya biz Türkiye olarak talibiz.” dedi.

YATIRIMLAR SÜRÜYOR

Elektrikli Transit’ler olmak üzere Ford Otosan’ın yatırımlarının sürdüğünü anlatan Varank, “Ford, Türkiye’de bir batarya yatırımı yapacağını kamuoyuna ilan etti. TOGG tarafında da binek araçlar ile birlikte batarya konusunda gelişmeler yaşanıyor. Bir diğer gelişme yine batarya alanında, Aspilsan’ın Yerli Lityum Batarya Üretim Tesisi. Tesis şu anda silindirik pilde seri üretim aşamasına gelmiş durumda. Diğer taraftan elektrikli otobüslerde de Türk markaları atağa kalktı. Birçok firmamız elektrikli otobüslerini piyasaya sürdü hatta otonom elektrikli otobüs üretme başarısına imza atanlar var. Şüphesiz bunların devamı gelecek. Tabii burada bir zorunluluğa da vurgu yapmamız gerekiyor.” diye konuştu.

AVRUPA ÜLKELERİNE İHRAÇ EDİLİYOR

Türkiye’nin otomobil üretiminin yüzde 80’ini başta Almanya, İngiltere ve Fransa olmak üzere Avrupa ülkelerine ihraç ettiğini kaydeden Varank, “Bu bağlamda içten yanmalı motorlara gelecek yasaklardan ana sanayi ve tedarik sanayi doğrudan etkilenecek. Bu yüzden önümüzde dikkat etmemiz gereken önemli hususlar var. Bunlardan birisi mevcut kapasitenin dönüştürülmesi. Diğeri elektrikli araç şarj altyapısı. Sonuncusu da otonom ve bağlantılı araçlar için altyapı ve regülasyon düzenlemeleri.” ifadelerini kullandı.

300 MİLYON TL’LİK HİBE

Türkiye’nin her tarafında 1500’den fazla yüksek hızlı şarj istasyonunun kurulmasına yönelik 300 milyon liralık bir hibe destek programı başlattıklarını aktaran Varank, ayrıca mobilite araç ve teknolojileri konusunda hazırladıkları yol haritasında son aşamaya geldiklerini, yol haritası çalışmaları devam etmesine rağmen bazı eylemlerin uygulanmasına şimdiden başladıklarını vurguladı.

BAKANLIK TARAFINDAN DESTEKLENDİ

Bakan Varank, 6 ay önce lansmanını yaptıkları Ford Otosan tarafından geliştirilen Türkiye’nin ilk ve tek yerli otomatik şanzımanının da yine Bakanlık tarafından desteklendiğini dile getirerek, “Devletin sağladığı bu katkılarla Türkiye’de inovasyon ekosisteminin adeta sıfırdan doğuşuna şahitlik ettik. Bugün Ar-Ge harcamalarının milli gelire oranı yüzde 1,09’lara dayandı. Devletimizin dolaylı desteklerini buna eklediğimizde bu rakamların yüzde 1,5’larda olduğunu görüyoruz. Bu harcamalarla patent grafiğimiz de yükselişe geçti. 2021 yılında Türkiye orijinli Avrupa Patenti başvurusu, bir önceki yıla göre yüzde 21 oranında arttı. Şu anda Avrupa listelerinde bir basamak daha bu sayılarla üste çıktık. İnşallah özel sektörün yeni teknolojilere yaptığı yatırımlarla bu rakamlar çok daha yukarılara çıkacak.” ifadelerini kullandı.

AVRUPA’NIN ELEKTRİKLİ ARAÇ ÜSSÜ

Varank, Türkiye’nin otomotiv sektöründeki tecrübesi ve gelişen Ar-Ge ekosistemiyle gelecek dönemde Avrupa’nın elektrikli araç üssü olacağını kaydederek, “Ford Otosan 2 milyar avroluk yatırımından bahsettiği andan itibaren Sayın Cumhurbaşkanı’mızın talimatıyla devletin ilgili tüm kurumlarıyla bu projeye sahip çıktık. Türkiye için stratejik olan bu yatırımı proje bazlı teşvik kapsamına aldık çünkü müşteri üreticilerin velinimeti olduğu gibi yatırımcı da ülkemizin velinimetidir. Büyük ve güçlü Türkiye hedefine yönelik çalışan her bir yatırımcımızın başımızın üstünde yeri var. Bugün Türkiye, bağımsız ve kararlı duruşuyla herkes için güvenli bir limandır ve bugün Türkiye’de yatırım yapmanın tam zamanıdır. Burada oluşturulacak her bir yeni kapasite, emin olun müteşebbislerimize misliyle katma değer olarak dönecek.” dedi.

YATIRIMCIYA ÇAĞRI

Ulusal ve uluslararası yatırımcılara çağrıda bulunan Varank, stratejik gelişmelerle Türkiye’nin dünya ticaretindeki konumunun çok daha güçlendiğini vurgulayarak, “Gelin Türkiye’ye yatırım yapın, hem siz kazanın hem Türkiye kazansın.” dedi.

TÜRK MÜHENDİS VE İŞÇİLERİ ÜRETTİ

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Ford Otosan Yönetim Kurulu Başkanı Ali Koç, “Ford’un ilk elektrikli ticari modeli E-Transit’in ülkemizde Türk mühendisleri ve işçileri tarafından üretilmesi Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarından itibaren adım adım büyüyen sanayi hamlelerinden hepsinin topyekûn bir neticesidir.” dedi.

Ford Otosan Genel Müdürü Güven Özyurt ise “Bugün Türkiye’nin ilk, Avrupa’nın en güçlü tam elektrikli ticari aracı olan E-Transit’in hattan inişine ilişkin gururunu yaşıyoruz.” diye konuştu.

ARACA İMZA ATTI

Konuşmaların ardından, araca imza atan Varank’a, işçilerden biri araca ait atık malzemelerden oluşturulan tablo hediye etti.

Bakan Varank, Kocaeli Valisi Seddar Yavuz, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Ford Otosan Başkanı Ali Koç, Ford Otosan Genel Müdürü Güven Özyurt, Türk-İş Genel Sekreteri ve Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak, davetliler ve işçiler aracın önünde hatıra fotoğrafı çektirdi.

Ardından direksiyon başına geçen Bakan Varank, Ali Koç ile fabrikada tur attı.

Ekonomi

Enerji Bakanı Dönmez: Nükleerde 4 Reaktör Elektrik İhtiyacımızın % 10’unu Karşılayacak

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Beylikova Florit, Barit ve Nadir Toprak Elementleri Pilot Tesisi’nin 4 milyon dolarlık yatırımla ve yıllık 1200 ton üretim kapasitesiyle işletmeye alındığını belirterek, “Endüstriyel tesise geçtiğimizde yıllık 570 bin ton üretim yapacağız. 300-350 milyon dolarlık bir yatırımla bunu gerçekleştireceğiz. Bu tesisten yıllık 200-220 milyon dolar da gelir bekliyoruz.” dedi.

Eskişehir’in Beylikova ilçesinde kurulu pilot tesiste, beraberindeki Beylikova Kaymakamı Saliha Karataş, Eti Maden Genel Müdürü Serkan Keleşer ile gazetecilerle bir araya gelen Dönmez, son 20 yılda elektrik kurulu gücünde arz güvenliğini güçlendirme adına ciddi yatırımların hayata geçirildiğini, 31 bin 846 megavat olarak teslim aldıkları elektrik kurulu gücünü 2023 mart itibarıyla 104 bin 348 megavata çıkarttıklarını bildirdi.

Doğal gaz altyapısını da 20 yılda 5 ilden 81 ile çıkarttıklarını hatırlatan Dönmez, “Nüfusumuzun yüzde 80’lik kısmına da yani 70 milyona da doğal gazı ulaştırmış durumdayız.” dedi.

Dönmez, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Doğal gaz altyapısını geliştirdik ama maalesef doğal gazda ve petrolde dışa bağımlıydık. Fakat özellikle son yıllarda yapmış olduğumuz atılımla birlikte hem denizlerde hem de karada hidrokarbon arama ve araştırma faaliyetlerimize hız verdik. Filomuzu güçlendirdik. İki sismik araştırma gemimiz, 4 derin sondaj gemimizle dünyanın sayılı enerji filosu arasına girmiş olduk. 2020 yılında hem Türkiye’nin hem de dünyanın en büyük doğal gaz keşfine imza attık. Ardından 2021-2022 yıllarında gelen yeni keşiflerle Karadeniz’de Sakarya gaz sahasında ulaştığımız doğal gaz rezervi toplamda 710 milyar metreküpe ulaştı. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın teşrifleriyle de 20 Nisan’da, Filyos’ta bu doğal gazı karaya çıkartıp tesise teslim ettik. Yine o gün Cumhurbaşkanı’mız milletimize iki büyük müjde verdi: Biri, bir yıl süreyle tüm mutfak kullanımlarında doğal gazın bedava verilmesi ki yaklaşık 25 metreküptür. Diğeri de gelecek olan ilk faturaların tamamının devlet tarafından karşılanması. Bir haftalık yazılım güncelleme sürecinden sonra da mayıs ayı itibarıyla artık faturalar gidiyor ama herhangi bir bedel tahakkuk ettirilmiyor.”

Dönmez, Şırnak’ın Gabar Dağı bölgesinde Türkiye tarihinin en büyük petrol keşiflerinden birine imza attıklarını vurguladı.

Son derece nitelikli, “41 API” kaliteli petrol sahasında tam üretime geçildiğinde yaklaşık 100 bin varile kadar günlük üretim yapabileceğini aktaran Dönmez, “Şu anda Türkiye’de kamu ve özel sektörün günlük üretimi 80 bin varil. Bu sahayı devreye aldığımızda iki katından daha fazla üretim artışı sağlamış olacağız. Sadece bu saha tek başına Türkiye’deki petrol ihtiyacının yüzde 12’sini karşılama kapasitesine sahip. 2-3 yıl içerisinde sahanın tamamında yaklaşık 100 kadar üretim kuyusu açacağız ve boru hattıyla birlikte rafinerilere ya da terminallere sevkiyatına başlayacağız. Şu anda da zaten ilk kuyuda günlük 1200, 1300 varil üretim var. Tankerlerle onu rafinerilere teslim ediyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

“4 reaktör devreye girdiğinde Türkiye’deki elektrik ihtiyacının yüzde 10’unu karşılayabilecek”

Bakan Dönmez, 60 yılı aşkın süredir Türkiye’nin hayal ettiği ama bir türlü başaramadığı nükleer güç santralinde artık son virajı aldıklarını, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’ne nükleer yakıtların geldiğini anımsattı.

Tesisin bir yıl içinde elektrik üretmeye başlayacağına değinen Dönmez, “Türkiye’nin en büyük yatırımı, yaklaşık 25 milyar dolarlık bir yatırım. Şu anda 25 bin civarında insanımız çalışıyor. Burada kullanılacak malzeme ekipmanın yüzde 25-30’luk kısmı da Türkiye’den sağlanıyor. 4 reaktör de devreye girdiğinde Türkiye’deki elektrik ihtiyacının yüzde 10’unu karşılayabilecek kapasiteye ulaşmış olacak.” ifadelerini kullandı.

Dönmez, enerji teknolojilerinde yerlileştirme ve AR-GE çalışmalarının hızla devam ettiğini, Avrupa’nın en büyük güneş santralini açtıklarını dile getirdi.

Konya’nın Karapınar ilçesinde 1350 megavat gücündeki santralde kullanılan güneş panellerinin tamamının Türkiye’de yerli ve milli imkanlarla üretildiğine dikkati çeken Dönmez, şunları söyledi:

“10 bin megavat kurulu güce ulaştık. Yaklaşık olarak kurulu gücümüzün neredeyse yüzde 10’u artık güneş santrallerinden oluşuyor. Bu yöntemle sadece kendi güneş paneli ihtiyacımızı karşılamıyoruz. Türkiye şu anda Avrupa’nın en büyüğü, dünyanın 3. büyük güneş paneli üreticisi haline geldi. Avrupa’ya, Afrika’ya, Orta Doğu’ya, Asya’ya hatta Amerika’ya bile güneş paneli ihraç ediyoruz. Yine Avrupa ve Orta Doğu’nun ilk ve tek entegre güneş paneli üretim fabrikası da Ankara’da bildiğiniz gibi iki yıl önce işletmeye geçmişti.”

Dönmez, geçen mart ayında Balıkesir’in Bandırma ilçesinde bor karbür fabrikasının açılışını yaptıklarını, yıllık 1000 ton üretimle bu tesiste daha önce işlenmek üzere yurt dışına gönderilen borik asidi işleyip, bor karbüre dönüştürdüklerini aktardı.

Geçen yıl aynı yerde temelini attıkları ferro bor fabrikasını bu yıl içinde tamamlayacaklarını kaydeden Dönmez, şöyle konuştu:

“Katma değerli ürüne geçiyoruz. Cevher değil, mücevher satmak istiyoruz. Eskişehir’de, Kırka’da buraya yakın bir bölgede tüm üretimine başlamıştık. Şimdi inşallah önümüzdeki haftalarda temelini atacağız. Yıllık 700 tonluk bir endüstriyel ölçekte, büyük ölçekte bir fabrikamız olacak. Türkiye’nin lityum ihtiyacının ilk etapta yarısını bu tesisten karşılayacağız. Ancak takip eden yıllarda üretim kapasitesini artırarak ihtiyacımızın tamamını Türkiye’den, bu bölgeden karşılama yoluna gideceğiz. Beylikova’da dünyanın en büyük ikinci nadir toprak elementleri sahasının keşfini gerçekleştirdik. Sahadaki toplam rezerv miktar 694 milyon ton. Pilot tesis işletmeye alındı. Yıllık 1200 ton üretim yapıyor. 4 milyon dolarlık yatırımla bu tesisi elde ettik. Endüstriyel tesise geçtiğimizde yıllık 570 bin ton üretim yapacağız. 300-350 milyon dolarlık bir yatırımla bunu gerçekleştireceğiz. Bu tesisten yıllık 200-220 milyon dolarlık da gelir bekliyoruz.”

Bakan Dönmez, Eskişehir’de hükümet tarafından yapılan ve yapılması planlanan yatırımlar hakkında da bilgi verdi.

“Cevher değil mücevher satalım istiyoruz”

Beraberindekilerle pilot tesisi gezen Dönmez, bir yıl içinde söz konusu tesiste endüstriyel ölçekte daha yüksek kapasiteyle kuracakları tesis için bilgi elde edeceklerini dile getirdi.

Tesisin tamamında mühendislik çalışmalarının Eti Maden AR-GE’de çalışan mühendisler tarafından yapıldığını vurgulayan Dönmez, “Zaman zaman teknik üniversitelerimizden de destek alıyoruz hocalarımızdan, sağ olsunlar. Cevher satışı yapmak yerine katma değerli ürünlere doğru bir geçiş yapalım, cevher değil mücevher satalım istiyoruz.” dedi.

Cevher satışında 1 birim kazanç varsa rafine ürünlerde bu rakamın 7-8 kat arttığını dile getiren Dönmez, “Ama ara mamul, son mamule gittiği zaman çarpanlar 100 kat, 1000 kat artabiliyor. O zaman bu artan değerin tamamını ülkemizde bırakmış oluyoruz.” diye konuştu.

Bakan Dönmez, “Bu açıdan da Eti Maden bu stratejimizde de öncülük ediyor. Eskişehir açısından da tabii bu tesislerin önemi büyük. Eskişehir zaten sanayinin belli bir seviyeye gelmiş olduğu kentlerimizden biri. Hem lityumdan dolayı tüm teknolojilerine yatırım yapmak isteyen şirketlerimiz buraya gelecek hem de nadir toprak elementlerinin üretimi başladıktan sonra bu malzemeleri kendi üretimlerinde kullanmak isteyen şirketler gelecek. Bir kümelenme, gruplanma olmuş olacak. Eskişehir artık sadece ulusal markalara ev sahipliği yapmayacak, uluslararası, küresel markalara da ev sahipliği yapar hale gelecektir.” ifadelerini kullandı.

Bir gazetecinin “Olası bir hükümet değişiminde bu madenler olur mu? Bu tarz çalışmalar devam eder mi?” sorusu üzerine Dönmez, şu yanıtı verdi:

“Öyle bir beklentimiz yok açıkçası. Yani olasılıklar üzerine konuşmak istemem. Ama şunu söyleyeyim; 20 yıl önce bunlar niye yapılamadı? Gerek petrolde gerek gazdaki keşiflerimiz… Enerji, elektrik tarafındaki nükleer güç santralinden, rüzgar santraline, güneş santrallerine kadar. Şimdi madencilik alanında maden teknolojileri alanında da bunlar geçmişte yapılabilirdi. Aslında biz maalesef bu konulara çok geç başlamışız Türkiye’de. Son 20 yılda yaptıklarımızla aradaki farkı kapattık. Yani gelişmiş ülkelerle baktığımızda… Şimdi artık beraberiz onlarla yarışta. Bundan sonra da inşallah Sayın Cumhurbaşkanı’mızın önderliğinde bir hükümet kurulacak olursa artık fark bizim lehimize dönmüş olacak. Biz buna inanıyoruz. Diğer olasılığı değerlendirmek istemiyorum. Yerli, milli teknolojilerde geldiğimiz nokta çok önemli. Şimdi daha önce evet yollar yapıyorduk. O yollarda süreceğimiz kendi aracımız yoktu. Bugün şimdi direkt bakın elektrikli otomobille sektöre çok hızlı bir giriş yaptık. Denizde kendi savaş gemilerimizi yapıyoruz, uçak gemilerimizi yapıyoruz. Havada İHA’larımız, SİHA’larımız var. Şimdi bu hava filomuza ayrıca kendi muharip savaş uçaklarımız girecek. Milli teknolojiyle geliştirdiğimiz helikopterlerimizi yapıyoruz. Son 20 yılda ‘yapılamaz’ denilen, hayali bile kurulamayan birçok projeyi hayata geçirmiş bir Cumhurbaşkanı’mız var. İnşallah ben halkımızın da bu yapılanları göreceğini, değerlendireceğini, takdir edeceğini düşünüyorum. 15 Mayıs’tan itibaren de yine kaldığımız yerden devam edeceğime inanıyorum.”

Okumaya Devam

Politika

Kılıçdaroğlu, Seçim Gecesini Yönetemeyen Onursal Adıgüzel’i Görevden Aldı

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel’i görevden aldı. Alınan kararı Sözcü Gazetesi yazarı İsmail Saymaz Sözcü televizyonu yayınında duyurdu.

CHP’nin seçim akşamı seçim sonuç ekranı yayınlamaması büyük tepkilere neden olmuştu. Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel, gelen eleştirilere sosyal medya üzerinden yanıt vermişti.

Twitter hesabından dikkat çeken bir açıklama yapan Adıgüzel, “Cumhuriyet Halk Partisi olarak herkesin erişimine açık bir seçim sonuç ekranı yayınlamayı hiçbir zaman taahhüt etmedik” ifadelerini kullanmıştı.

KILIÇDAROĞLU GÖREVDEN ALDI

Bu açıklamadan saatler sonra ise CHP’de dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel’i görevden aldı.

Adıgüzel’in görevden alınma kararını Sözcü Gazetesi yazarı İsmail Saymaz, Sözcü televizyonu yayınında duyurdu.

GÜNDÜZ SAATLERİNDE “HİÇBİR SORUN YOK” DEMİŞTİ

2018 seçimlerinde olduğu gibi, 14 Mayıs 2023 seçimlerinde, CHP Genel Merkezi’nde seçim veri güvenliğinden sorumlu olan Onursal Adıgüzel, seçimin ertesi günü öğlen saatlerinde yaptığı açıklamada eleştirilere cevap vermiş ve “seçim veri yönetiminde hiçbir sorun yok” demişti.

Onursal Adıgüzel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından görevden alınmadan saatler önce şunları yazmıştı:

“Türkiye tarihinin en önemli ve en yoğun katılımlı seçimlerinden birini dün gerçekleştirdik. Türkiye genelinde 192.214 sandıkta 50 milyonun üzerinde vatandaşımız oy kullandı. Oy kullanma işleminin sona ermesi ve sayım işlemlerinin başlaması itibarıyla; 192.214 sandıkta daha önceden görevlendirdiğimiz Sandık Kurulu Üyesi, Okul Bilişim Sorumlusu, Müşahitlerimiz ve Sandık Sonuç Giriş Sorumlusu arkadaşlarımız vasıtası ile sonuçlar ilk andan itibaren sorunsuz şekilde genel merkezimize aktarılmaya başlandı. Bu operasyon süresince oluşabilecek tüm riskleri sıfıra indirmek adına sistemlerimizi bizzat takip ettim. Sistemlerimizin maruz kaldığı yüzlerce siber saldırıya karşı anlık müdahaleler ile sistemlerimizi ayakta tutmayı başardık ve veri akışımız bir saniye dahi kesintiye uğramadı. Sistemlerimize yurt dışı kaynaklı yapılabilecek yüklü saldırıların önüne geçmek için yurt dışından erişime kapattık. Bu bir güvenlik önlemiydi ancak bazı kaynaklarca bizim erişime kapattığımız ve seçim akşamı açık olmasına ihtiyaç duymadığımız subdomainler üzerinden sistemlerimizin çöktüğü yönünde bir algı inşa edildiğini görmekteyiz. Bu iddialar gerçekle bağdaşmamaktadır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak herkesin erişimine açık bir seçim sonuç ekranı yayınlamayı hiçbir zaman taahhüt etmedik. Bizim birincil önceliğimiz tüm sandıklardan doğru sonucu almak ve ihtilaflı durumlar olması halinde de bunlara hızlıca hukuki itiraz süreçlerini başlatabilmektir. Bu nedenlede seçim akşamı bizzat bu operasyonun başında bulunarak, Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na, parti yöneticilerimize ve ittifak bileşinlerimize anlık olarak sistemlerimiz üzerinden gelen verilerin aktarımını sağlamış bulunmaktayız. Cumhuriyet Halk Partisi’nin tüm kadroları ve gönüllü arkadaşlarımız en hızlı şekilde sandık başından sonuçları alarak genel merkezimize ulaştırmış ve AKP Genel Başkanı’nın oldu bittiye getirerek ‘seçimi kazandık’ deme hevesini kursağında bırakarak seçimlerin ikinci tura kalması adına tarihi bir rol oynamıştır. Dün geceden itibaren bir saniye bile ara vermeden genel merkezimizde çalışmalarımızı aynı kararlılıkla sürdürüyor ve her bir oyu korumak adına sandıklarda, il/ilçe seçim kurullarında ve genel merkezimizde canla başla mücadele eden herkese teşekkür ediyorum. Genel Başkanımız Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’nu 13. Cumhurbaşkanımız yapmak için ikinci tur seçim çalışmalarımıza aynı kararlılık ile devam ediyoruz.

Okumaya Devam

Teknoloji

TEKNOFEST’te İlk Kez Sergilenen Bayraktar TB3’e Yoğun İlgi

Yayınlanan

üzerinde

Tarafından

Türkiye’de milli teknolojinin geliştirilmesi konusunda kritik rol oynayan birçok kuruluşun paydaşlığıyla, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yürütücülüğünde düzenlenen TEKNOFEST, üçüncü gününde İstanbul Atatürk Havalimanı’nda devam ediyor.

Festival kapsamında ilk kez sergilenen, kısa pistli gemilerden kalkış ve iniş kabiliyetine sahip Bayraktar TB3 SİHA, vatandaşlarda yoğun ilgi gördü.

Keşif-gözetleme ve istihbarat görevlerinin yanı sıra kanatları altında taşıdığı yerli akıllı mühimmatlarla operasyon icra etme kabiliyetine sahip Bayraktar TB3’ü inceleyen her yaştan vatandaş fotoğraf çektirdi.

Katlanabilen kanat yapısıyla helikopter gemileri ve uçak gemilerinde kullanıma uygun olarak tasarlanan hava aracına ziyaretlerin tüm gün sürdüğü görüldü.

“Hayalimdeki uçak, ben de savaş pilotu olmak istiyorum”

Festivali İstanbul’dan ziyaret eden 7. sınıf öğrencisi Toprak Akyıldırım, Bayraktar TB3’ü çok beğendiğini belirterek, “Hayalimdeki uçak bu. Hayalim savaş pilotu olmak. Burada gördüklerim pilot olma isteğimi artırıyor. Ben de bunun için geldim.” dedi.

TEKNOFEST’te sergilenen bütün hava araçlarını ziyaret ettiğini ve gezdiğini dile getiren Akyıldırım, Bayraktar TB3’ü çok beğendiğini söyledi.

Mehmet Barın isimli vatandaş ise festivalin gençler için çok önemli olduğunu belirterek, İstanbul Fatih’ten oğlunun okulu ile birlikte burayı ziyaret ettiğini anlattı.

Barın, “Bayraktar TB3 beğenilmeyecek gibi değil. Türkiye üzerine düşeni yapıyor. Bundan sonra çok daha iyi olacak.” diye konuştu.

“Ben de Bayraktar TB3 gibi hava aracı tasarlamak isterim”

İstanbul’da 5. sınıf öğrencisi Dicle Çapar ise okul gezisiyle TEKNOFEST’i ziyaret ettiğini ve buradan çok etkilendiğini belirterek, kendisinin de Bayraktar TB3 gibi bir hava aracı tasarlamak istediğini söyledi.

Ayşegül Bozar da, “İyi ki buraya gelmişim. TEKNOFEST çok heyecanlı. Herkese tavsiye ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Bayraktar TB3 çevresinde yoğunluk oluşturan vatandaşlar, yaptıkları açıklamalarda hava aracını çok beğendiklerini ve bu SİHA’nın Türkiye’ye savunma sanayisinde önemli katkılar sağlayacağını söyledi.

Kaynak: https://baykartech.com/

Okumaya Devam

GÜNDEM